Ankara
20:17

TR | CH | EN   
Pekin
01:17


Çin insan odaklı politikalar ile zafere ulaştı..

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, mayıs ayında yaptığı konuşmada, Çin'in koronavirüsü kontrol almada kesin bir zafer kazanmasının üç aydan fazla sürdüğünü söyledi. 1,4 milyar nüfuslu Çin için bu başarı kolay olmadı. Büyük başarı kısmen birçok asil değeri savunan milyonlarca Çinli insana atfedilmelidir.

Çin'de kesin zaferin en önemli unsuru hayata saygı idi. Çin, Covid-19'a karşı mücadelesinde insanların hayatına öncelik vermeyi taahhüt etti. Bu evrensel bir değer haline gelmelidir. Bazı Batılı ülkeler insan haklarına ve "evrensel değerlere" desteklerini duyurmaya devam ediyorlar, ancak eylemde yaşamların önceliğini bile tanımıyorlar. Buna karşılık, "hayatlar değerlidir", Çin'de o kadar güçlü bir fikir birliğidir ki, ülkeyi insanların hayatlarını kurtarmak için hiçbir çabadan kaçınmamaya sevk eder. Çin halkını en çok etkileyen ve ülkeleri ile en çok gurur duydukları şey budur.

İkincisi dayanışma. Çin halkının salgın karşısındaki dayanışması yurt içi ve yurt dışında sayısız ruhu harekete geçirdi. "Kahramanlar" olarak selamlanan, Çin'in dört bir yanından 40 binden fazla sağlık çalışanı, pandemi bölgelerine yardım etmek için seferber oldu.

Buna karşılık, bazı Batı ülkeleri hizipçilik, bencillik ve artık halkının güvenmediği kayıtsız bir hükümetten rahatsız olan derin bölünmüş toplumlardır. Bu, dünyanın en çok etkilenen ülkesi olan Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ciddi sonuçlara yol açtı.

Üçüncüsü, sorumluluk. Çin halkının dünya için gösterdiği olağanüstü sorumluluk duygusu, çoğu Batı ülkesinde olmayan bir şeydir. Batı liberalizminin ve demokrasisinin özü olan özgürlük kavramı salgın sırasında teste tabi tutuldu.

Dördüncüsü, ortak bir geleceği olan küresel bir topluluk duygusu. Covid-19'a verilen yanıt, dünyanın ortak bir geleceği olan bir topluluk olduğunu açıkça ortaya koydu. Bu değer, Çin halkının uluslararası topluma karşı sorumluluk duygusunun bir uzantısı olarak görülebilir. Batı ülkeleri, uluslararası toplumun bir üyesi olarak sorumluluklarını üstlenme konusunda isteksizler.

Örneğin, "Önce Amerika" ilkesinin rehberliğinde ABD, resmi olarak Dünya Sağlık Örgütü'nden çekildiğini bildirdi. ABD, yanlış adımlarını düşünmek yerine, salgınla baş etmede kendi başarısızlıklarından dolayı başkalarını suçlamaya çalışıyor. Böylesine zayıf bir yönetişimle ABD kendisini zor bir duruma soktu. Geriye dönüp bakıldığında, ABD DSÖ'nün tavsiyesine uymuş olsaydı, koronavirüsü kontrol altına almakta bu kadar çok aksilik yaşamazdı.

Son olarak, "insan merkezli modernite." İnsanları ilk sıraya koyma ruhu içinde Çin, en son bilgi ve iletişim teknolojilerini ve genel olarak yeni sanayi devrimini benimsiyor. Bir şekilde moderniteyi yeniden tanımlıyor. Çin'de 5G, yapay zekâ, genetik teknolojiler ve bilgi endüstrisinin gelişiminin önemli roller oynadığını gördük. Çin, neredeyse her şeyin bir akıllı telefonda yapılabildiği tek ülkedir. Aynı zamanda dünyanın en eksiksiz endüstriyel zincirine ve en büyük tüketici pazarına sahip ülkedir.

21. yüzyılda modern bir ülkenin siyasi sistemi, hızlı tepki, verimli liderlik, etkili koordinasyon ve seferberlik sağlayabilen bir sistem olmalıdır. Bu tür kapasiteler, halkına gerçek anlamıyla özgürlük ve insan hakları sağlamak için gereklidir.CGTN




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER