Ankara
01:43

TR | CH | EN   
Pekin
06:43


2035 yılı hedefine doğru

Çin, reform ve açılımı başlattığından beri ekonomik ve sosyal kalkınma açısından kayda değer ilerleme kaydetmiştir. 1978'de Çin'in kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) 156 dolardı. 2019'a gelindiğinde, 10 bin 276 dolara ulaşarak sadece kırk yılda 66 kat inanılmaz bir artış oldu. Başka hiçbir ülke bu kadar uzun süredir bu kadar olağanüstü ekonomik büyümenin tadını çıkaramadı. Aslında, satın alma gücü paritesi açısından, Çin ekonomisi şu anda 22,5 trilyon dolar ile dünyanın en büyüğü, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 20,5 trilyon dolar ile ikinci, ardından 19,9 trilyon dolar ile Avrupa Birliği geliyor.

Ancak Çin'in baş döndürücü büyümesi de bazı ciddi çevre sorunları yarattı.

Çin, Haziran 1972'de Stockholm'deki Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Gelişme Konferansı'nda oynadığı yapıcı rolden sonra Ağustos 1973'te Devlet Konseyi bünyesinde ilk Çevre Koruma Ulusal Konferansı'nı düzenledi. Konferans, genel planlama rasyonel düzen, kapsamlı kullanım, çevre koruma ve insanların katılımı ve faydası açısından çevre yönetimi için tasarlanmış bir çerçeve ortaya koydu.

EKONOMİK ZARAR BÜYÜMENİN EN BÜYÜK YAN ETKİSİ

Çin Komünist Partisi (ÇKP) 11. Merkez Komitesinin Aralık 1978'deki Üçüncü Genel Kurulu, benzeri görülmemiş ve sürekli bir ekonomik patlamayı ortaya çıkaran reform ve açılım politikalarını uygulamaya koyma konusunda önemli bir karar aldı. Bununla birlikte, hızlı büyümenin önemli bir yan etkisi olarak, çevresel bozulma 1983'e kadar birçok yerde görünür hale geldi. Dolayısıyla, 1983'teki ikinci Ulusal Çevre Koruma Konferansı'nda, o zamanki Başbakan Yardımcısı Li Peng, çevre korumanın uzun vadede temel bir devlet politikası haline getirileceğini açıkladı.

Çevre kirliliği 1990'lı yıllarda tehlikeli bir düzeye ulaştı. Bu dönemde Çin, üç nehir (Huaihe, Haihe ve Liaohe), üç göl (Dianchi, Taihu ve Chaohu), iki kirlilik kontrol parametresi (sülfür dioksit ve asit yağmuru), bir şehir (Beijing) ve bir deniz (Bohai) kapsayan "33211" adlı ilk büyük ölçekli kirlilik kontrol programını başlattı. Yine de genel gelişim sınırlı kaldı.

Çin 8. Beş Yıllık Plan'a (1991-95), ulusal ekonomik ve sosyal kalkınma planlarıyla entegre olan kapsamlı bir ulusal çevre koruma programını dâhil etti. Çin bu dönemde daha fazla küresel çevresel sorumluluk üstlenmeye başladı ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasını ulusal bir hedef haline getirdi. Çin 1998'de, çevreye verdiği önemi gösterir bir şekilde Çevre Koruma İdaresi'ni bakanlık yardımcılığı düzeyinden bakanlık düzeyine yükseltti.

ÇİN "EKOLOJİK MEDENİYET"İN GÜÇLÜ BİR DESTEKÇİSİ

Çin, 11. Beş Yıllık Plan (2006-10) kapsamında, kükürtdioksit ve kimyasal oksijen talebini kalkınma için bağlayıcı göstergeler yaptı. Çevre kirliliğini azaltmak, tüm bölgeler ile departmanlar için temel bir görev ve tüm toplum için ortak bir endişe haline geldi.

12. Beş Yıllık Plan (2011-15) döneminde, çevresel bozulmayı azaltmak ve temiz endüstriler inşa etmek için büyük fonlar sağlandı ve enerji tüketimi ile karbon ve diğer kirletici emisyonların azaltılması hedeflerinin çoğu tutturuldu.

Başbakan Li Keqiang, Ulusal Halk Kongresi'nin 2014'teki yıllık oturumunda alınan önlemlerin Çin'in karşı karşıya olduğu zorlukları karşılamak için yetersiz olduğunu kabul ederek, kirliliğe karşı "savaş" ilan etti ve kirletenlerle dikkatsiz yetkilileri "bir demir yumrukla" üzerlerine gitmeyi taahhüt etti ve dumanı "verimsiz ve kör gelişime karşı doğanın kırmızı ışık uyarısı"olarak tanımladı.

13. Beş Yıllık Planın (2016-20) objektif olarak incelemesi, bunun Çin için çığır açan bir durum olduğunu gösterecektir. Plan, çevre kirliliğini kontrol etmek için daha önceki çabaları güçlendiren ve döngüsel ekonomiyi teşvik eden önemli ölçüde güçlendirilmiş çevre politikaları ve mevzuatı yoluyla ekolojik medeniyete geçişi ve yeşil büyümeyi teşvik etti.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, ekonomik büyüme ve çevresel refahın aynı anda takip edildiği "ekolojik medeniyet"in güçlü bir destekçisi olmuştur. Xi, 2005 Ağustos'ta, Zhejiang eyaletinin Parti sekreteri olduğu dönemde eyaletin kuzeybatıdaki dağlık bölgesindeki küçük köyü Yucun'u ziyaret etti. 2003 ile 2005 yılları arasında, bölgedeki üç maden şirketi ve bir çimento fabrikası kapatıldı ve sonuç olarak, köyün GSYİH 3 milyon yuan'dan (447 bin 433 dolar) 200 bin yuan'a düşerek yaklaşık yüzde 90'lık bir iniş yaşandı. Xi, şunu söylemişti; "Berrak sular ve yemyeşil dağlar, altın ve gümüş dağları kadar değerli olabilir".

YEŞİL KALKINMA GÜZEL BİR DEĞİŞİM

Xi, Nisan 2020'de Yucun köyünü tekrar ziyaret etti. Yerel sakinler şu anda bölgenin bambu gibi zengin doğal kaynaklarından ve çoğunluğu Shanghai, Hangzhou ve Nanjing'den gelen eko-turistlerden para kazanıyor. Köyün kişi başına geliri ise, dikkate değer bir geri dönüşle yaklaşık 50 bin yuan'a yükseldi.

Dahası 13. Beş Yıllık Planın pek çok kişinin imkânsız olduğunu düşündüğü neredeyse tüm çevresel hedeflerine ulaşıldı. Aşağıda sıralanan başarıları düşünün:  

Çin 2016'da iklim değişikliği ile ilgili Paris Anlaşması'na katıldı. GSYİH birimi başına karbon salınımı 2005 düzeyine göre yüzde 45,8 azaltarak, programın öncesindeki en yüksek hedefi aştı.

Fosil olmayan yakıtların Çin'in birincil enerji tüketimindeki payı 2017'den 2018'e yüzde 12'den yüzde 14,3'e yükseldi, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi 2018'deki toplam elektrik üretiminin yüzde 26,7'sini oluşturdu ve bu oran o zamandan bu yana istikrarlı bir şekilde artıyor.

Toplam kükürtdioksit ve nitrojen oksit emisyonlarının, 2015 seviyelerine kıyasla bu yılın sonunda muhtemelen yüzde 15'ten fazla azalacak.

Biyolojik olarak parçalanamayan tek kullanımlık plastik poşetlere bu yılın sonuna kadar Beijing ile Shanghai gibi büyük şehirlerde ve 2022'ye kadar diğer tüm şehir ve kasabalarda izin verilmeyecek, bu arada yemek ile restoran sektörü ise tek kullanımlık plastik torba tüketimini 2020'ye kadar yüzde 30 oranında azaltacak ve 2025'e kadar bunları tamamen bırakacak.

KAYNAKTA "ATIK AYIRMA" ZORUNLU

Yaklaşık 50 şehirde bu yıl sonuna kadar atığın yaklaşık yüzde 35'i geri dönüştürülecek. Shanghai, Çin'de atık ayırmayı kaynakta zorunlu kılan ilk metropol haline geldi ve işletmeler ile devlet kuruluşlarının kurallara uymasını sağlamak için ihlal edenlere 14 bin 500 dolara kadar para cezası verilecek. Ayrıca Çin, 2018 yılında endüstriyel olmayan plastikler, kâğıtlar ve tekstil ürünleri de dâhil olmak üzere tüm geri dönüştürülebilir yabancı çöplerin ithalatını yasakladı.

Beijing'de 2019'da ortalama PM2.5 konsantrasyonu (2,5 mikrometre veya daha küçük çaplı partiküller), yüzde 53'lük bir azalma göstererek 2013'teki 89,5 mikrogram metre küpe kıyasla 42 mikrogram metreküp oldu. Aynı dönemde, kükürt dioksit konsantrasyonu yüzde 85'lik bir azalma ile 28 mikrogram metre küpten 4 mikrogram metre küpe düştü. Beijing'in yıl boyunca temiz havanın ve mavi gökyüzünün tadını çıkarmak için hâlâ uzun bir yolu olsa da, dünyadaki başka hiçbir şehir, yedi yıl içinde hava kalitesinde bu kadar çarpıcı bir gelişme göstermedi.

2035 YILI HEDEFİNE DOĞRU

Vilayet düzeyindeki şehirlerdeki PM2.5 yoğunluğu, 2015 yılı düzeyine kıyasla 2020 sonu itibarıyla en çok yüzde 18 oranında düşmesi olasıdır ve bu tür şehirlerde hava kalitesinin iyi olduğu gün sayısının bu yılın sonuna kadar yüzde 80'e ulaşması bekleniyor.

Çin'in orman stoku 2015'ten bu yana 1,3 milyar metreküp arttı; 2030 yılına kadar 3,2 milyar metreküp daha artacak. Aslında NASA'nın çalışması, 2000-17 döneminde tek başına Çin'in yeni küresel yeşil örtünün yüzde 25'inden fazlasından sorumlu olduğunu gösteriyor.

Xi daha da önemlisi, yakın zamanda BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Çin'in CO2 emisyonlarının 2030'dan önce zirve yapacağını ve 2060'a kadar karbon nötr olacağını duyurdu.

Çin'i 1980'den bu yana yaklaşık 100 kez ziyaret ettiğimizden, Xi'nin 2035 yılına kadar güzel bir Çin fikrine, büyük olasılıkla istenilen zamandan önce ulaşılacağına eminiz. Çünkü Çin bir hedef belirlediğinde ona muhakkak ulaşıyor.chına daıly




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER