Ankara
02:59

TR | CH | EN   
Pekin
07:59


Yatırımların artırılması gerekiyor

Hayırseverlik, Çin'in Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmakta önemli bir rol oynayabilir.

Bu yıl Birleşmiş Milletler (BM) 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'nin kabul edilmesinin beşinci yılı olduğu için, farklı pay sahiplerinin ve onların potansiyellerinin oynadığı rol üzerinde düşünmek için iyi bir zaman.

2030 Gündemi ve 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine (SDG) ulaşmak için BM, hükümetler, özel sektör ve sivil toplum arasındaki dayanışma bir hayırseverlik anlayışından geliyor. Ancak hayırseverliğin kalkınmaya katkısı hükümet müdahalesi kadar sistematize edilmiş değil ya da ortak toplumsal faaliyetler kadar temsil edilmiş değildir. Kalkınma bakımından, hayırseverliğin görünürlüğü eksiktir. Ancak, Çin'de hayırseverlik sektörü ortaklık, yeni finans fırsatları sunma ve paydaşlar arasında iş birliğini güçlendirmede önemli bir rol oynuyor. Kapsamlı ve inanılır veriler hayırseverliğin SDG'lere ulaşmak için gereken ortak çabanın yaratılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor.

"SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFİÇİN VAKIFLARI TARAFINDAN BÜYÜK ÖLÇÜDE BENİMSENDİ

Hayırseverlik sektörü içinde, vakıflar her zaman kalkınma sorunlarına çözüm bulma ve marjinal grupların ihtiyaçlarına cevap verme konusunda, ister bağışlar ve yardım projeleri ister toplumsal yatırımı harekete geçirmek için "hayırsever banka" olarak, her zaman ön cephedeydiler.

2030 Gündemi ve SDG'ler 2015'ten bu yana Çin'in hayırseverlik sektöründe iyice benimsendi. Vakıflar, projeler ve SDG'lere katkıda bulunan proje harcamalarının sayısı 2015'de 3 bin 441 iken 2018'de 4 bin 388'e çıkarak, yüzde 23,6'lık bir artış gösterirken, hayırsever projelerin sayısı 19 bin 501'den 29 bin 909'a çıkarak yüzde 53,4'lük bir artış gösterdi. Toplam proje harcamaları bu dönemde yüzde 94 artarak 3 milyar yuan'dan (453 milyon dolar) 5,8 milyar yuan'a çıktı.

SDG'ler Çin vakıfları tarafından büyük ölçüde benimsendi ve proje düzeyinde uygulandı. Geçen beş yılda, Çin'deki hayırsever projelerin ve fonların çoğunluğu insanların mutluluğu ile ilgili SDG'lere ayrıldı. Örneğin, SDG 4 (nitelik eğitimi) SDG 1 (yoksulluk yok), SDG 11 (sürdürülebilir kentler ve topluluklar) ve SDG 3 (iyi sağlık ve mutluluk).

Vakıfların yüzde 70 kadarı eğitim konularında, yüzde 60'ı yoksulluğun azaltılması konusunda çalıştı. Hükümetin yoksulluğu azaltma kampanyası sayesinde, yoksulluğun ortadan kaldırılmasıyla ilgili hayırsever harcamalar diğerlerinden görece daha hızlı biçimde arttı. Bu projelerin çoğu faydalananların sadece gelirlerini değil, mutluluğunu artırmaya odaklandı. Batı ve Merkez eyaletlerindeki birkaç vakıf proje harcamalarını çok büyük oranda artırdı. Guizhou, Jiangxi, Hebei ve Hubei eyaletlerindeki vakıflar hayırseverlik harcamalarını dört kat artırdılar, bu ülke çapındaki en büyük artıştı. 2015 ile 2018 arasında Guizhou eyaletinin hayırsever projelere yatırımı 10 kat arttı.

İstenen ilginin gerisinde kalan SDG'ler çevre sorunlarıyla ilgili olanlar, yani SDG 12-15 (sorumlu tüketim ve üretim, iklim faaliyeti, su altında yaşam ve karada yaşam) ve SDG 7 (ödenebilir ve temiz enerji).

YATIRIMLARIN ARTIRILMASI GEREKİYOR

Son yıllarda SDG'lerin vakıflardan gördüğü ilgi azalıyor ya da çok az ilgi görüyorlar. BM'nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Raporu çevre hedeflerinin Çin'in 2030 Gündemi'ni gerçekleştirmesinin önündeki "önemli zorluklar" olmaya devam ettiğine işaret ediyor. Bu SDG'ler için yatırımların acilen artırılması gerekiyor, çünkü hiçbir SDG tek başına gerçekleştirilemez.

Bu konuda yardım misyonları çevre sürdürülebilirliği ile uyumlu olan Laoniu Vakfı, Wanke Vakfı ve SEE ile Paradise'dan gelebilirdi. Bunlardan bazıları çevre sorunlarını çözmek için projeler başlattılar ama bu projeler hâlâ erken aşamalardı. İş birliği bu projeleri daha verimli hale getirebilir.

Bunların ilerlemesini gelecek beş yılda izlemek ilginç olacaktır, ama hayırseverlik sektöründe ortak ve uygulanabilir etki ölçüm sistemleri yok. Bu aynı zamanda, kaynak mobilizasyonunu artırabilecek olan hayırseverler ile kamu sektörleri ya da özel aktörler arası iş birliğini engelliyor.

Sayısal teknolojinin yardımcı olacağı yer de burası, projeleri değerlendirmek ve etkilerini ölçmek izleme ile paylaşılabilirlik seçenekleri öneren şeffaf platformlar olarak. Ek olarak, teknolojinin mümkün kıldığı altyapı ve araçlar, daha fazla kaynak mobilize etmek için hedeflenen kitlesel fon ile kitlesel kaynaklamalara olanak tanıyabilir. Devlet politikası ve girdileri de, yoksulluğu hafifletme kampanyasında görüldüğü gibi, daha büyük hayırsever yükümlülükleri için teşvik sağlayarak yardımcı olabilir.

SALGININ ETKİLERİ BAĞIŞLARIN AZALMASINA YOL AÇABİLİR

14. Beş Yıllık Kalkınma Planı (2021-25) döneminde devlet kesinlikle kamu sağlığına (SDG), temiz enerjiye (SDG 7), eşitsizliğin azaltılmasına (SDG 10) ve yüksek kaliteli kentleşmeye (SDG 11) daha büyük önem verecek.

Bu alanlara sadece büyük miktarda fon yönlendirilmeyecek, politika desteklemesi de Çin'deki bütün hayırsever bağışların üçte birini temsil eden Hayırsever Federasyon Sistemi gibi, Çin'in hayırsever sektöründeki diğer aktörlerin potansiyelini da serbest bırakacak.

Ancak, salgının etkileri bağışların azalmasına ve odaklandıkları alanlar ile bölgeler arasında harcamaların eşitsiz dağılmasına yol açabilir. Vakıflar için zor olduğu kadar, stratejilerini vizyonları ve misyonlarıyla uyumlu hale getirmeleri de hayati öneme sahiptir. Bağış şirketlerinin ve bireylerin devamlı bağışları daha fazla hayırseverlik için teşvik edilmelidir.

Çin hayırsever sektörü, yenilik ve artan iş birliği ile ülkenin SDG'lere ulaşmasına yardım edebilir. Çin vakıfları yenilikçi modeller ve araçlar yaratarak, kalkınma farklarını kapatmak için kamu ve özel fonlamayı dengelemek için fırsatlar sunarak, kalkınmaya katkıda bulunuyorlar. Uluslararası kalkınma ajansları ve vakıflarının, SDG'lerin Çin içinde ve dışında hayırsever faaliyetlerle bütünleşmesine imkân sağlamaya devam etmesi, 2030 Gündemi'ni gerçekleştirmek ve buna yönelik olarak çalışmaya devam etmek için salgın sonrası dönemde karşı karşıya geldiğimiz değişen sosyo-ekonomik, siyasi ve kültürel zorlukları yeniden incelemesi gerekiyor.china daily




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER