Ankara
01:09

TR | CH | EN   
Pekin
06:09


Salgını sona erdirme hızı üç faktöre bağlı

Dünya gelecek yıl için muhtemelen en iyi hediyesini aldı. Güvenli ve etkili bir Covid-19 aşılarının bu kadar süre içerisinde geliştirilmesi, tıbbi bir mucizeye yakın bir şey gibi duruyor ve 2020 yılına hakim olan krizin sona erdiğine işaret ediyor.

Ancak salgını sona erdirme hızımız üç faktöre bağlı. Birincisi, maske takma, sosyal mesafe, kalabalıktan uzak durma ve el yıkama gibi tavsiye edilen güvenlik önlemlerine sürekli olarak uygunluğunun ölçüsü. İkinci faktör, aşıların küresel olarak uygulanmasının birçok lojistik ve dağıtım güçlüklerinin üstesinden gelme becerimiz. Ve üçüncüsü yoksul ülkelerin aşılara erişimi. Salgın, koronavirüs her yerde yenilgiye uğratılıncaya kadar son bulmayacak.

Salgının üstesinden gelmek için zaten bazı çabalar yürütülüyor, Örneğin, 172 ülkenin katıldığı (ABD hariç) Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX), "bütün ülkelerin halklarının aşılara hızlı, adil ve eşit biçimde erişmesini garanti etmeye" çalışıyor. Uluslararası Aşı İttifakı (Gavi), Salgına Hazırlık İnovasyonları Koalisyonu (CEPI) ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) eş başkanlığıyla, onaylandığında aşıların üretilmesi için 9 ilaç şirketiyle düzenlemeler yaptı.   

YOKSUL ÜLKELER AŞI FİYAT TEKLİFİ SAVAŞINDAN KAÇABİLİR Mİ?

Şimdiye kadar Avrupa Birliği (AB) ve AB üyesi ülkeler bireysel olarak en fazla çabayı göstererek -bugüne kadar 850 milyon Euro (1 milyar dolar)- katkıda bulunurken, onları Bill & Melinda Gates Vakfı ve diğer önemli bağış veren kuruluşlar takip etti. COVAX, iki milyar doz aşı üretmek için 2021 yılının sonuna kadar 5 milyar dolar toplamaya çalışıyor. Fakat bir aşı sadece bir doz gerektirdiği için (mevcut aşılar iki doz gerektiriyor), iki milyar doz aşı gelişmekte olan dünyanın nüfusunun ihtiyacını karşılamak için yeterli olmayacak. Ve, Hindistan gibi ülkelerdeki üreticilerin aşıları daha az maliyetle üretebilmesi umudu olmasına rağmen, küresel arz talebi karşılamaktan hâlâ çok uzak olacak.

COVAX'a ilaveten, yoksul ülkelere doğrudan finans desteği sağlama çabaları da mevcut. Örneğin Dünya Bankası, müşterisi olan ülkelere 160 milyar dolar taahhüt etti ve benzer şekilde birçok diğer bağışçı ile hayır kuruluşları da katkıda bulundu. Bununla birlikte, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ortak Borç Servisi Askıya Alma Girişimi (DSSI) kapsamında, 73 yoksul ülkeye Haziran 2021'e kadar borçlarını ödemelerini askıya alması fırsatı tanındı. Aralık ayı başı itibarıyla 45 ülke programa kaydoldu, bu ülkelerin çoğunun Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYİH) yüzde 0,1 ila yüzde 2'sine eşdeğer fonları serbest kaldı.

Salgının üstesinden gelmek için aşılara evrensel ulaşım temel bile olsa, aşıları satın almaları için yoksul ülkelere daha fazla para tahsis edilmesinin, öngörülen arz sorunları göz önüne alındığında bu ülkelerin daha fazla doz aşı almalarına olanak sağlayacağı açık değil. Onaylanmış üretici şirketler kapasite sınırlarını zaten zorluyorlar ve olumlu sürprizler olsa bile, artan talebin (ve bu yüzden aşının satın alınabileceği fiyat) önemli ölçüde yüksek üretimi teşvik etmesi mümkün görünmüyor. Dahası, mevcut anlaşmaların birçoğu, üreticilerin zaten belirlenen miktarlarda maliyetinden satış yapmasını taahhüt ediyor. Ancak stoklar tükendiğinde, tek taraflı olarak aşı satın almak isteyen ülkelerin ek finansmanı muhtemelen bir fiyat teklifi savaşına yol açacak, böylece fiyatları yukarı çekecek ve kazançları genel refaha dengeleyecektir. 

COVAX VE DSÖ ARACILIĞIYLA ULUSLARARASI BİR ANLAŞMA YAPILABİLİR

Elbette, güvenli ve etkili bir aşı geliştirme riskini üstlenen şirketler çabalarının karşılığını almayı hak ediyor. Üretken kapasitesi yükseldiğinde, piyasa güçlerinin, yenilik, geliştirme ve ek üretim olanakları yaratmak için teşvik sağlamasına izin vermelidir. Ancak 2021 yılında aşı talebinin muhtemelen arzı aşacağı dikkate alındığında, ek üretim için daha fazla teşvik verilmesinin, yıl içinde arz-talep dengesini iyileştirmesi beklenemez. Ve bu neredeyse tek endişe kaynağını oluşturuyor. Eğer bazı yoksul ülkeler yeteri kadar kredi vermeye değer görülürse, aşı fiyatları yükseleceğinden aynı zamanda aşı satın almak için daha fazla borçlanabilirler, bu da onları daha da borçlandırır, ama başka türlü aşı temin edebileceklerinden daha fazla aşı tedariki olmaz.

Bununla birlikte zaten yüksek borçlu diğer yoksul ülkeler, normal ekonomik koşullar altında bile karşılaşacakları borç ödeme zorluklarıyla mücadele ediyorlar. DSSI desteği alan bazı ülkeler, serbest bırakılan fonları, aşı satın almak yerine borç ödeme taahhütlerini karşılamak için kullanabilirler. Bununla ilgili olarak diğer kreditörlere bugün ödeme yapıldığında, makroekonomik reformlarla bağlantılı olarak, üstlenilen borçların yeniden yapılandırılmasında daha sonra daha az kaynak olanağı olacak.

Bu koşullar yoksul ülkelere daha az aşı teslim edilmesine ve DSSI'ya müsamaha gösterilmesini önerenlerin pahasına, borç servisi ödemeleri alan kreditörlere daha fazla ödül verilmesine yol açabilir. Ve yine diğer durumlarda, yeni mevcut fonlar aşı satın almak yerine hükümet açığı harcamalarının diğer alanlarına doğru yönlendirilebilir. 

Tüm bu karışıklıklar göz önüne alındığında, yoksul ülkelerin daha fazla dozda aşı almalarının en iyi yolu, mevcut aşıların tahsisini koordine etmek için büyük olasılıkla COVAX ve DSÖ aracılığıyla uluslararası bir anlaşma yapmak olacaktır. ABD'nin, seçilmiş ABD Başkanı Joe Biden'ın 20 Ocak'ta yemin ederek görev başladıktan sonra DSÖ'ye katılması bekleniyor. Bu olduğunda, aşıları yoksul ülkelere etkili bir şekilde tahsis etmek için çok taraflı çabalar yüksek başarı şansına sahip olacaktır ve bu ciddi biçimde takip edilmelidir.CGTN




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER