Ankara
21:13

TR | CH | EN   
Pekin
02:13


Son 40 yılda Çin hızla kentleşti

Son yıllarda tüketici talebi, Çin'in ekonomik büyümesinin desteklenmesinde giderek artan önemli bir rol oynadı.

Ancak Dünya Bankası'na göre, Çin'in tüketim oranı, dünyadaki diğer büyük ekonomilerden daha düşük seviyede. Yıllardır aşağı yönlü bir eğilim gösteren Çin'in tüketim oranı şimdi toparlanıyor, ama düşük seviyede kalmayı sürdürüyor. Bu durumun birçok sebebi var, bunlardan en önemlisi geçmişte, gelir büyümesinin ulusal ekonominin büyümesiyle uyum içinde olmamasıdır. Her ne kadar durum düzelse bile hâlâ gidilmesi gereken uzun bir yol var.

Çin, dünya nüfusunun yüzde 18,2'sini ve resmi döviz kuruyla küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) yüzde 16,3'ünü oluşturuyor, fakat Çin'in nihai tüketimi küresel toplamın sadece yüzde 12,1 seviyesinde ki bu, Çin'in küresel GSYİH'deki payı ve küresel tüketim payı arasında yaklaşık yüzde 4 oranında bir açıklık olduğu anlamına geliyor. Bu açık kapatılırsa, piyasaya sunulmuş tüketim İngiltere'nin toplam tüketimine eşit olacak ve bu Çin ekonomisini önemli oranda destekleyecek.

Çin'in, kentleşme oranı şu anda yüzde 60,6 seviyesinde, bu da nüfusun yüzde 40'ının kırsal kesimlerde yaşadığını gösteriyor. Bu kesimlerin Çin'in hanehalkı tüketimine katkısı sadece yüzde 22 olduğu için onların tüketimleri,  gelecekte Çin ekonomisini desteklemede büyük potansiyele sahip olacak. Bu potansiyelin önündeki en büyük güçlük, insanların gelirlerinin büyümesinin ekonomiyle uyumlu olmasını sağlamaktır.

SON 40 YILDA ÇİN HIZLA KENTLEŞTİ

Çin'in bireysel gelir büyümesinin GSYİH büyümesiyle uyumlu olmasını sağlamak, yeni tip kentleşmeyi ilerletmek için önemlidir. Son 40 yılda Çin, daha önce dünyada görülmemiş bir hızla kentleşti. Fakat Çin'in kentleşme oranı hala yüksek gelirli ülkelerin ortalama oranının gölgesinde kalıyor.

Bu arada, Çin, üst-orta gelirli ülkelerin ortalamasına yetişememişken, ülkenin kişi başına GSYİH'si, üst-orta gelirli ülkeler arasında ortalamanın üzerindedir. 2019 yılında Çin'in kişi başına GSYİH'si 10 bin doları geçerken, ortalama seviye 9 bin dolardır. Bununla birlikte, Çin'in kentleşme oranı, üst-orta gelirli ülkelerin ortalama seviyesinden yüzde 6 oranında daha düşüktür. 14. Beş Yıllık Plan (2021-2025) döneminde Çin'in kişi başına GSYİH'sinin 12 bin doları geçeceği tahmin edilirken, bu Çin'in yüksek gelirli ülke olacağı anlamına geliyor.

GÖÇMEN İŞÇİLERİN ÇOĞU KENTLERDE ÇALIŞIYOR

Çin'de, daimi ikamet edenler kentleşme oranı ve kayıtlı ikamet edenler kentleşme oranı arasında benzersiz bir uçurum bulunmaktadır. Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), bir yerde altı ay ya da daha fazla yaşayan kimseyi bu yerde daimi ikamet eden bir kişi olarak tanımlıyor. Daha sonra kentsel alanlarda altı ay ya da daha fazla yaşayan nüfus, kentlerde ve kasabalarda daimi olarak ikamet eden nüfustur ve daimi ikamet eden nüfusun kentleşme oranında sayılır. NBS ayrıca, göçmen işçileri altı ya da daha fazla kasabalarından uzakta kalan kırsal işçiler olarak tanımlıyor. Göçmen işçilerin çoğu kentlerde çalışıyor, bu yüzden göçmen işçilerin kentleşmesi gerektiği görülebilir.

Bununla birlikte göçmen işçiler kentlerde "hukou" ya da hanehalkı kayıt statüsüne sahip değildir ve bu yüzden temel kamu hizmetleri için eşit erişim hakkına sahip değildir. Bu arada, onların gelirlerinin düşük, istikrarsız ve istihdam durumlarının güvencesiz olması tüketimlerini kısıtlamaktadır. Yapılan araştırmalar, ücretleri artmasa ve diğer koşullar değişmeksizin kalmaya devam etse dahi, göçmen işçilerin statüsünün kentte ikamet etmeye dönüştürülmesi halinde tüketimlerinin, yüzde 27 oranında yükselebileceğini ortaya koyuyor. Bu yüzden, kayıtlı nüfusun kentleşme oranı ve daimi nüfusun kentleşme oranı arasındaki yüzde 16'lık açığı doldurmak, şu anda Çin'e özgü büyük tüketim potansiyelini temsil ediyor. Gerçekte, kentsel hanehalkı kaydıyla, bu işçiler istihdamda daha istikrarlı hale gelirler, daha fazla beceri eğitimi alırlar, daha hızlı ücret artışları ve büyük sosyal hareketlilik ortaya çıkar, bu da hem devletin hem de bireylerin yararlanacağı orta gelir grubunun genişlemesine önemli ölçüde yardımcı olabilir.

COVID-19 SALGINI EKSİK KENTLEŞMEDEKİ ÖNEMLİ GÜÇLÜKLERİ ORTAYA ÇIKARDI

Şu anda kırsal kesimlerdeki kimselerin gelir büyümesi esas olarak ücret gelirinden yani göçmen işçiler olarak çalışanların gelirinden kaynaklanıyor. İstihdam fırsatları istikrarlı ve uzun ömürlü değilse, işçiler tam olarak hareket halinde değil ve işgücü piyasasında eşit muamele eksikliği söz konusu olursa, çiftçilerin hanehalkı gelirlerinin sürdürülebilirliği ve istikrarı bu durumdan etkilenecektir.

Aslında, Covid-19 salgını bu eksik kentleşmedeki önemli güçlükleri ortaya çıkardı. İkamet edilen yer ve çalışılan yer, hanehalkı kaydının olduğu yer ve daimi ikametgâh yeri arasındaki uyumsuzluk, gereksiz mevsimsel personel akışını artırıyor. Acil bir durumda, büyük ölçekli eve dönüş ve kente dönüş çok daha zor oluyor, bu da anormal yaşam ve çalışma koşullarıyla sonuçlanıyor, çalışma ve üretimin yeniden başlamasını erteliyor. Buna ilaveten, hanehalkı kaydıyla bağlantılı birçok temel kamu hizmeti, fırsatlardan eşit yararlanılmasını engelliyor ve işçilerin kaygı duymadan harcama yapmalarını önlüyor.

Bu yüzden, yeni tip kentleşmenin özü, göçmen işçilerin kentleşmesidir. Eksik kentleşmenin sorunlarını ve hanehalkı kayıt sistemi reformunda yetersiz ilerleme sorunlarını çözmek için, merkezi hükümet, kentsel "hukou" olarak kaydedilen nüfusun oranını artırmak gibi tamamlanması gereken özel hedefler koydu. Yerel hükümetler, göçmenler ve kentlerde ikamet edenler arasında, kamu hizmetlerine erişmedeki uçurumu daraltmak için çaba gösterdiler fakat bu yeterli değil. Yeni tip şehirleşme, kentlerde yaşayan göçmen işçiler konusuna odaklanmalı, hanehalkı kayıt sistemi reformunu yeni kentleşmenin asıl itici gücü olarak kabul etmeli ve kayıtlı nüfus ile daimi nüfusun kentleşme oranı arasındaki büyük açığı mümkün olan en kısa zamanda ortadan kaldırmalıdır.chına daıly




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER