Ankara
17:33

TR | CH | EN   
Pekin
22:33


Türk Kültürü ile Çin Kültürü, Kültürel ve sosyal olarak birbirleri ile daha sıkı kenetlenmeliler.

Türkiye-Çin Dostluk Vakfı Başkanı Hasan Çapan, Çin-Türkiye arasında diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 50. yıl dönümü vesilesiyle bir yazı kaleme aldı.
“Çin Halk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti 4 Ağustos 1971’de Paris’te “Çin Halk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti arasında Diplomatik İlişki Kurulmasına İlişkin olarak Ortak Bildiri” başlıklı belgeyi yayınlamışlardır. Belgede, iki hükumetin ortak bildiri yayınladığı gün itibarıyla birbirlerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme, iç işlerine karışmama, hak ve çıkar eşitliği ile karşılıklı yarar temelinde diplomatik ilişki kurmaya karar verdikleri ilan edilmiştir. Aynı belgeyle, Türkiye Hükumeti Çin Halk Cumhuriyeti Hükumetini Çin’in tek meşru temsilcisi olarak tanıdığını açıklamıştır.
Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin başlaması ile iki ülke ulusu bölgelerinde barışa, gelişmeye ve iş birliğine mühim katkılar sağlamışlardır. Diplomatik ilişki kurulması, iki ülke arasındaki temasların yepyeni bir gelişme dönemine girmesi için başlangıç olmuştur.
Bu vesileyle, 4 Ağustos 2021 tarihi itibarıyla Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyetinin diplomatik ilişkilerinin başlamasının 50. yılını en içten ve kalbi duygularımla kutlamak ve samimi düşüncelerimi paylaşmak isterim.
Diplomatik ilişkilerin başlamasını izleyen 50 yıl boyunca iki ülke cumhurbaşkanları, başbakanları, meclis başkanları, dışişleri bakanları, silahlı kuvvetlerin üst düzey komutanları arasında gerçekleşen karşılıklı ziyaretler, iki ülkenin birbirini daha yakından tanımalarını sağladığı gibi siyasi alandaki karşılıklı güveni de pekiştirerek ikili ilişkilerin kapsamlı olarak gelişmesine güç katmıştır. Bu güven tesisi iki ülkenin ticari ve kültürel olarak ilişkilerinin artmasına sebep olmuştur.
Türkiye'nin ve Çin’in çıkarlarında çatışma alanının bulunmaması, sahip oldukları imkan, kabiliyet, kaynak ve coğrafi konum gibi niteliklerinin birbirini tamamlayıcı mahiyette olması gibi pozitif farklılıklar kadar, insani ve kültürel değerler, toplumsal dinamizm ve yüksek kalkınma hızı gibi benzerlikler de iki ülkenin iş birliğine katkı sağlayacak unsurlardır. Çin ile Türkiye arasında 1981’de imzalanan “Ekonomik, Sınai ve Teknik İş Birliği Anlaşması” ile ikili ekonomik iş birliğinin önünde geniş ufuklar açılmıştır. İş hacimleri sürekli olarak genişleyen müteahhitlik projeleri, bugün Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinde en önemli alan olmuştur. Türkiye'nin ilk hızlı tren hatlarında biri olan Eskişehir-İstanbul demir yolu hattı China Railway Construction Corporation (CRCC) ve Türk ortakları ile birlikte yapımı bitirilmiş ve işletmeye alınmıştır. Taahhüt işlerinin seçkin örneklerinden biri de Tuz Gölü Yeraltı Doğal Gaz Depolama tesisi ve genişletilmesidir. Bunlarla birlikte Çin işletmeleri, Türk firmalarıyla termik ve hidroelektrik santrallerin inşası, çimento ve sülfürik asit fabrikaları kurulması, kömür ocağı açılması gibi projelerde uyum içerisinde çalışmışlardır.
Finans alanında da birçok olumlu ve yararlı gelişmeler olmuştur. Türkiye ve Çin arasında karşılıklı banka şubeleri açılması finansal iş birliklerinin başlamasına katkı sağlamış ve aynı zamanda ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamıştır. İki ülke arasında kendi para birimleri ile ticareti desteklemek açısından, son yapılan 3,6 milyar dolar swap anlaşması ile toplam swap anlaşması 6 milyar dolara ulaşmıştır. Böylece, para takası anlaşması ile yerel para birimleri üzerinden gerçekleştirilen ticaret daha da kolaylaşacak ve iki ülkenin finansal istikrarına destek sağlayacaktır.
Yarım asırlık bir sürede ilişkiler çok önemli ivme ve adımlar alınmış olmakla birlikte Çin Halk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti arasında iş birliklerinin gelinen düzeyden daha da yukarılara çıkmasının gerekli olduğunu düşünmekteyim.
Özellikle stratejik iş birliği konularında gerekli adımların ve atılımların yapılması en büyük ve en içten temennimdir. Bu temenniyi biraz daha açmak gerekirse, ulaştırma, savunma ve uzay çalışmalarında karşılıklı yarar ve güven temelinde iş birlikleri iki ülkenin dostluğuna ve istikrarına büyük katkılar sağlayacağına inanmaktayım.
Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Sekreteri ve Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in vizyonu ve önderliği ile oluşan Kuşak ve Yol İnisiyatifinin bir parçası olan Yeni İpek Yolunun orta kesiminde bulunan Türkiye’de yapılacak ulaştırma yatırımları, halklarımızı ekonomik ve güvenli şekilde birbirleriyle iletişime sokarak, ham madde, mal ve insan taşımasını geniş bir alana yayarak büyük bir kültürel, teknolojik ve ekonomik sıçrama yaratacaktır.
Savunma alanında ise 90’lı yılların başından beri Çin Halk Cumhuriyetinin savunma ilgili kurumları ile yapılan iş birlikleriyle Türk Savunma Sanayi firmaları, teknolojik imkan ve kabiliyet anlamında önemli kazanımlar edinmişlerdir. Ayrıca, Çin’den savunma sanayine yönelik ham madde ve aksam/ekipman tedariki devam etmektedir. Ancak stratejik ve kritik savunma teknolojilerinin üretimleri, iş payları ve ortak çalışmaların yapılması Türkiye için çok değerlidir. Bu bakımdan Çin’in Türkiye için en uygun ortak ve kaynak olduğunu değerlendirmekteyim. Çünkü Türkiye ve Çin’in bölgesel ve küresel anlamda çıkar çatışması bulunmadığı gibi, bölgesinde güçlü bir Türkiye'nin mevcudiyeti bölge ve dünya barışının sağlanmasına katkı sağlayacaktır. Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye'nin bölgesinde stratejik bir denge olduğunu farkında olup, bu konuda her türlü desteğe ve yardıma açıktır.
21. yüzyılda küresel çapta bilimsel, teknolojik ve endüstriyel alanlarda yeni bir çağa adım atıldı. Bilim dalları arasında kaynaşma ve birbirinden etkilenme çok arttı ve bu artış ile bilim ve teknoloji yeni seviyelere taşınıyor. Çin Halk Cumhuriyeti, geliştirdiği insan gücü ve altyapı ile teknolojik inovasyonlara yön vermektedir. Ayrıca Çin Halk Cumhuriyeti tarafından geliştirilen Mars keşif aracı Tianwen-1 ve Ay’ın keşfi için Chang uzay araçları bunun yanı sıra dünyanın en büyük teleskobu, bunlara en güzel ilerici teknolojik örneklerdir. Bu nedenle, Uzay teknolojileri ve atılımları üzerine ilerici hedeflere sahip olan Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti’nin deneyimlerinde istifade etmek için Çin ile Uzay İş birliği Anlaşması imzalaması ve bu konuda ilişkilerini stratejik ortaklık düzeyine çıkarılmasını yararlı olacağını düşünmekteyim.
Bunlarla birlikte kültürel olarak bin yıllarca birbirinden etkilenen ve beslenen Türk kültürü ile Çin kültürü, iki ülkenin diplomatik ilişkilerinin başlamasının 50. yılında kültürel ve sosyal olarak birbirleriyle daha sıkı kenetlenmeliler. Eski bir Çin deyişi şöyle der; “Ortak ülküsü ve hedefi olanları dağlar ve denizler bile ayıramaz. Barışçıl, karşılıklı yarar, saygı ve hoşgörü temelinde oluşturulan ülküler ve hedefler ülkelere her daim yarar, refah ve huzur getirmiştir. Bunu oluşturmanın yollarından biri de kültür merkezlerinin kurulmasıdır. Mayıs 2021 tarihinde, Beijing’de Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hizmete girmiştir. Böylece, Büyük Türk Düşünürü Yunus Emre’nin yüzyıllarca evvel söylediği “Gelin tanış olalım, işleri kolay kılalım” sözü Çin Ulusu ve Türk Ulusu için daha anlamlı hale gelmiştir. Zira farklı iki kadim toplum ve ulus birbirine bağlanarak, daha çok iletişim halinde olacak ve karşılıklı iş birliği ile yarar temelinde birbirlerine destek vererek içten, güvenilir dostluklar yaratacaklardır. Bu dostluklar ve iş birlikleri kapsamlı anlamda genişleyerek ülkelerimize ve halklarımıza istikrar, refah mutluluk sunacaktır. Buna mukabil olarak yakın zamanda Türkiye’de de bir Çin Kültür Merkezinin açılmasını tüm heyecanımla umut etmekteyim.
Diplomatik ilişkilerin başlamasından bu yana geçen yarım asırlık sürede Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti zengin geçmişleri ve bugünkü değerli konumlarından aldıkları güç ile dostluklarını ve iş birliklerini daha geniş alanlarda daha da ilerleteceklerini inanmaktayım. Bu vesile ile diplomatik ilişkilerinin başlamasının 50. yılını en içten ve kalbi duygularımla kutlar ve saygılarımı sunarım.”cri türk
TÜRKİYE-ÇİN DOSTLUK VAKFI BAŞKANI
Hasan ÇAPAN

 




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER