Ankara
00:19

TR | CH | EN   
Pekin
05:19


Türkiye-Çin ilişkileri: 50 yıllık saygı ve dostluk.

CGTN / Abdulkadir Emin Önen (Türkiye’nin Beijing Büyükelçisi)

Türkiye Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti 50 yıl önce 4 Ağustos 1971’de diplomatik ilişkilerini kurdu. O zamandan bu yana her iki ülke dikkate değer bir sosyal ve ekonomik ilerleme kaydetti ve 21. yüzyılın başlarında iki çok önemli gelişmekte olan güç haline geldi. 

Yarım yüzyıldır Türkiye ile Çin, karşılıklı saygı ve güven ilişkisi temelinde, her alanda ilişkilerini istikrarlı biçimde geliştirdi. 2010 yılında, ikili ilişkimizin genel görünümü stratejik iş birliği seviyesine yükseldiği için özellikle önemliydi. 

On yıl sonra, Covid-19 salgını trajedisi bizi daha da yakınlaştırdığı için Türkiye-Çin dostluğunun güçlü bir temel oluşturduğunu kolayca gözlemleyebiliriz. Wuhan salgınının başlangıcında Türkiye, Çin’e çok ihtiyaç duyulan tıbbi malzemeleri sağlayan ilk ülkelerden biriydi. Salgın 2020 yılı ortasında Türkiye’de yayıldığı zaman, Çin aynı şekilde karşılık verdi ve o zamandan bu yana, şu anda ulusal aşılama kampanyasının bir parçası olarak ülke çapında kullanılan Covid-19 aşısı CoronaVac’ın Türkiye’ye sağlanmasında yardımcı oldu. 

Covid-19 salgını yüzünden uluslararası seyahatteki kısıtlamalar ve diğer sınırlandırmalara rağmen, Beijing’deki Türk Büyükelçiliği’ndeki meslektaşlarım ve ben, özellikle kültür ve ekonomi alanında olmak üzere ikili iş birliğinin olumlu gündemini ilerletmek için üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda, geçen mayıs ayında, Türk dili ve kültürünü Çin halkına tanıtmak için hizmet vermeye başlayan Beijing Yunus Emre Kültür Merkezi’ni açtık. 

Aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari etkileşimi mümkün olduğu kadar çeşitlendirilmiş ve dinamik tutmak için önemli çaba sarf ediyoruz. Salgın öncesinde Türkiye’nin Çin’e tarımsal ürün ihracatındaki önemli artışı -yıllık yüzde 62,5- görmekten memnun olduk ve mümkün olan en kısa zamanda bu eğilimi yeniden yakalamayı umuyoruz. 2020 yılında ikili ticaret seviyemiz rekor bir yüksekliğe ulaştı -yaklaşık olarak 26 milyar dolar- ve Çin, Türkiye’nin ikinci büyük ticari ortağı haline geldi. 

TÜRKİYE, ÇİN İLE AÇIK VE SÜREKLİ DİYALOG KURMA TAAHHÜDÜNÜ SÜRDÜRECEK

Türkiye’nin Çin ile olan büyük dış ticaret açığı kaygı verici olmaya devam ediyor, ancak Türkiye’de daha fazla Çin yatırımını teşvik etmek için her iki ülke arasında bir uzlaşma sağlandı ve Türkiye’nin Çin’e daha fazla ihracat yapmasının gelecek yıllarda daha dengeli bir ticari tabloya yol açacağını umuyoruz. E-ticaret, kullanılmayan büyük potansiyele sahip diğer bir alandır. Yeni dijital ekonomilerin sunduğu fırsatları ele geçirmek için, Türk ihraç ürünlerinin Çin’in büyük e-ticaret platformlarına sunulması olasılığını araştırıyoruz. 

Hızla gelişen ilişkilerimizin ivmesini sürdürmek, karmaşık bölgesel ve küresel zorluklarla ilgili pozisyonlarımızı koordine etmek ve ekonomik büyüme ile denizaşırı turizmin salgın sonrası nihai toparlanmasına hazırlanmak için iki ülke arasındaki üst düzey diplomasi hızla devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping yakın zamanda, karşılıklı ilgi ve kaygı uyandıran çok çeşitli konuları değerlendirme fırsatı buldukları bir telefon görüşmesi yaptı. 

İki lider arasındaki yakın diyalog gelecek yıllarda Türk-Çin stratejik iş birliğinin profilini yükseltmenin karşılıklı takdirini yansıtıyor. Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te Dışişleri Bakanlarımız arasında yakında yapılan görüşmenin yanı sıra Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Mart 2021’de Türkiye’yi ziyareti, Türkiye ve Çin’in acil uluslararası sorunlarda birbirinin bakış açısını anlamayı sağlamada çok verimli olduğunu kanıtladı. 

Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerini sadece hükümetler arası bir ilişki olarak değil, aynı zamanda Asya’nın uzak batı ve uzak doğu kapıları olarak hareket eden iki eski uygarlık arasındaki zorunlu değiş tokuş olarak görüyoruz. Bunun için, Türkiye’nin Asya ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirmeyi ve Asya kıtasında ekonomik bütünleşmeye katkıda bulunmayı amaçlayan “Yeni Asya” girişimimize büyük önem veriyoruz. 

Bu bağlamda, ulaştırma koridorları kritik öneme sahip. Türkiye ile Çin, tarihi İpek Yolu’nun doğal mirasçılarıdır ve iki ülke, Avrasya topraklarını Türkiye’nin Orta Koridoru ve Çin’in önerdiği Kuşak ve Yol İnisiyatifi gibi iddialı bağlantı projeleriyle yeniden birleştirme isteğini paylaşıyor. Bu ortak vizyon kapsamında ilk ihraç yük treni hizmeti Türkiye’den Çin’e Aralık 2020’de başlatıldı. Tren, Kars-Tiflis-Bakü demir yolu üzerinden Trans Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru’nu takip etti ve İstanbul’dan Xi’an kentine sadece 12 günde vardı. Bu yük trenlerinin sayısı 2021 yılında artıyor. 

Bu demir yolu bağlantısının daha fazla kullanılması Türk ve Çin ürünlerinin ilgili varış noktalarına daha kolay ve hızlı bir şekilde teslim edilmesine olarak sağlayacaktır. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerinde devam eden kırılganlıkların çaresinin bulunmasına da büyük katkı sağlayacaktır.

Diplomatik ilişkilerimizin yarım yüzyılını kutladığımız için, Türk-Çin dostluğunun gelecek 50 yılı konusuna güvenmemiz için birçok sebebimiz var. Türkiye, karşılıklı kaygı duyulan her bölgesel ve küresel konuda Çin ile açık ve sürekli diyalog kurma taahhüdünü sürdürecektir. 




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER