Ankara
10:04

TR | CH | EN   
Pekin
16:04


Asya ve Avrupa´da karşılıklı güven arttı

Asya ve Avrupa´da karşılıklı güven arttı

31.05.2013 CRI - Çin liderliği, Rusya, Hindistan ve Pakistan ziyaretleriyle, gelişmekte olan piyasalar arasında işbirliğini geliştirirken, bir yandan da Avrasya dengesi kurmak için çalışıyor. Başbakan Li Keqiang, ilk yurtdışı gezisini Hindistan, Pakistan, İsviçre ve Almanya'dan oluşan dört ülkeye yaptı. Ülkelerden ikisi Avrupa'da, ikisi Asya'da.

Batılı ülkelerde yaşanan derin mali kriz ve kalıcı hale gelen borç krizleri, küresel güç dengesinde yeniden yapılanmaya yol açtı. Batılı ülkeler ve gelişmekte olan güçler arasındaki stratejik oyun giderek daha şiddetleniyor. ABD, Avrupa ve Japonya, borç krizinin etkisiyle değişen ölçülerde hırpalanmış, etkileri azalmış durumda. Bu arada, ortaya çıkan yeni güçler yükseliyor ve uluslararası etkileri de büyüyor.

Güç dengelerinin bu değişimi karşısında Batılı ülkeler, hakimiyetlerini korumak için yapabilecekleri her şeyi yapıyorlar. İhracatta rekabet güçlerini korumak için gevşek para politikalarını ve ticari korumacılığı uygulamaya başladılar. ABD de ekonomik ve siyasi egemenliğini yeniden canlandırmak umuduyla Trans-Pasifik Ortaklığını, Transatlantik Ticareti ve Avrupa Birliği ile Yatırım Ortaklığı projelerini geliştirmeye çalışıyor.

Bu koşullarda gelişmekte olan güçlerin ekonomik, siyasi, kültürel ve güvenlik işbirliğini genişletmeleri büyük önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in ilk yurtdışı ziyaretini Rusya'ya ve Basbakan Li'nin ilk yurtdışı ziyaretini Hindistan'a yapması, bu bakımdan önemli. Çin liderliği, Rusya, Hindistan ve Pakistan ziyaretleriyle, gelişmekte olan piyasalar arasında işbirliğini geliştirirken, bir yandan da Avrasya dengesi kurmak için çalışıyor.

Gerek Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmeler, gerek içerde büyüyen kriz nedeniyle ABD ise, Asya-Pasifik'te bir denge stratejisi geliştirmeye uğraşıyor. Aslında Çin'in çevresini kuşatıyor. Bu anlamda Cumhurbaşkanı Xi Rusya ziyareti ile ne yaptıysa, Hindistan ve Pakistan ziyaretlerinde de Başbakan Li aynı şeyi yaptı. Li, Kuzeydoğu ve Güneydoğu Asya'dan kaynaklanan sorunlara karşılık, Güney Asya ile dostane ilişkileri güçlendirmiş oldu. 

Gelelim Avrasya'nın öbür ayağına; Avrupa'ya! Çin Başbakanı, 23 Mayıs'ta başladığı İsviçre ve Almanya ziyaretlerini tamamlayarak 28 Mayıs'ta yurda döndü.

Başbakan Li'nin Avrupa gezisi de çok verimli geçti. Çin'in İsviçre ve Almanya ile ilişkilerini güçlendirmesi, uzun vadede Çin ile AB arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine de katkıda bulunacak.

24 Mayıs'ta, Başbakan Li Keqiang ile İsviçre Konfederasyonu Başkanı Ueli Maurer, Çin-İsviçre Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinin tamamlandığını ilan ettiler. İsviçre, dünyanın en güçlü 20 ekonomisi arasında Çin ile serbet ticaret anlaşması yapan ilk ülke olacak.

En üst düzeyde, en kapsamlı

Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Yu Jianhua, 27 Mayıs günü Beijing'de düzenlediği basın toplantısında, İsviçre ile yaptıkları serbest ticaret anlaşmasının (STA) karşılıklı kazancı artıracağını söyledi. Yu, anlaşmanın gelişmiş ülkelerin pazarına erişim kolaylaştıracağını, söz konusu ülkelerle ticari bağlantıları sağlamlaştıracağını belirtti.

Çin-İsviçre STA Çin'in kara Avrupasında yaptığı ilk serbest ticaret anlaşması ve büyük önem taşıyor. Zira, Avrupa Birliği dışında küçük bir ülke olmasına rağmen, İsviçre'nin AB ile yakın ekonomik ve ticari bağlantıları var. Yu şöyle konuştu: "İkili STA, Çin'in Avrupa'ya mal ihracatına, yatırımlarına ve hizmet ticaretine odaklanmasına yardımcı olacak. STA ile saptanan yeni ticarı kurallar da diğer STA görüşmelerini ilerletmek için Çin'in önünü açacak."

Ticaret Bakanı Gao Hucheng pazar günü yaptığı açıklamada, anlaşmanın Çin-İsviçre ekonomik ve ticari bağlarını derinleştireceğini, iki ülkenin çeşitli sektörlerde birbirini tamamlayacağını söyledi. Gao, ayrıca, yapılan anlaşmanın, Çin'in en üst düzeyde, en kapsamlı serbest ticaret antlaşmalarından biri olduğunu vurguladı.

Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Yu Jianhua, hükümetlerin gerekli onay işlemlerini tamamlamalarının ardından, anlaşmanın Temmuz ayında resmen imzalanacağını söyledi.

2011 yılının Ocak ayında başlayan STA müzakerelerinin dokuzuncu turu 11 Mayıs'ta tamamlanmıştı. 24 Mayıs günü İsviçre'nin başkenti Bern'de, STA müzakerelerinin sonuçlandırılması üzerinde bir mutabakat metni imzalandı.

Beijing yönetimi, bir buçuk ay önce de, İzlanda ile bir STA imzalamıştı. İzlanda da İsviçre gibi 27 üyeli AB bloğunun dışında kalan ülkelerden biri.

İhraç ürünlerinin yüzde 99,7'si

STA yürürlüğe girdikten sonra Çin ihraç ürünlerinin yüzde 99,7'si İsviçre'ye sıfır gümrükle alınacak. Sıfır gümrük, tekstil, giyim ve otomobil parçalarının yanı sıra tarım ürünlerinin de büyük çoğunluğuna uygulanacak. İsviçre'nin tarımsal ürün ithalatındaki hassasiyetlerine rağmen, 960 tarım ürünü, toplamda Çin'in tarım ihracatının yüzde 76'sı sıfır gümrükle bu ülkeye ihraç edilecek.

İsviçre ayrıca 403 tarım ürününde gümrük tarifelerini düşürdü, bazı işlenmiş tarım ürünleri ile sanayi ürünlerinde de gümrük oranlarını yüzde 40 oranında azalttı. İsviçre hizmet sektöründe vize, çalışma ve oturma izinlerinin yenilenebilmesi için de bir düzenleme yapmayı kabul etti. İsviçre ayrıca geleneksel Çin tıbbı konusunda işbirliğinin yanı sıra turizm ve çeviri hizmetleri alanında yaşanan sorunların giderilmesi için görüşme başlatmayı kabul etti.

İsviçre'nin, hem Çin'de satış sonrası hizmetlerini geliştirmek hem de üretimde verimliliği artırmak amacıyla yapacağı eğitim için Çin'de okullar kurmak istediği belirtiliyor..

Norveç ile de sonuçlanmak üzere

Bu arada, Çin, İsviçre'nin Çin'e ihracatının yüzde 84 oranında gümrüksüz olmasını sağlayacak. Yu, STA onaylandıktan sonra bunun yüzde 67'si uygulamaya konmuş olacaktır, dedi.Yu, şöyle konuştu: "İsviçre saatlerine gelince, tarife önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 60 oranında azalacak. Anlaşma onaylandıktan sonra tarife ilk yıl yüzde 18 indirilecek, sonraki yıllarda her yıl yüzde 5 azaltılacak."

Ancak İsviçre'den ithal edilen saatlerden ithalat, tüketim ve katma değer vergileri alınmaya devam edecek. Yu, "Bütün bu gelişmeler, Çin'de İsviçre saatlerinin fiyatını düşürür. Ama ne kadar, onu söylemek zor" dedi.

Ticaret Bakanlığı Çin'in 10 ekonomi ile STA yaptığını ve altı ekonomiyle de görüşmelerin ilerlediğini bildirdi. Yu, "Norveç ile yaptığımız STA görüşmeleri de sonuçlanmak üzere" dedi.

En üst düzeyde ilişki

Çin ile Almanya arasındaki ilişkiler ise Çin ile AB arasındaki ilişkilerin gelişmesinde her zaman öncü rol oynuyor. İki ülke arasındaki ilişkiler rayına oturmuş durumda, artık olgunlaştırma çabaları harcanıyor, diyalog ve iletişim kanallarının bir mekanizmaya oturtulmasına çalışılıyor. Çin ile Almanya arasındaki ilişki, Çin ile Batı arasındaki ilişkiler içinde en üst düzeyde bulunuyor.

Li Keqiang'ın ziyareti sırasında da, Almanya ile enerji tasarrufu, çevre koruma, tarım ve otomotiv gibi alanlarda 17 işbirliği belgesi imzalandı. 

Anti-damping girişimi önlenebilecek mi?

Çin ile AB arasında yaşanan en önemli güncel sorun, Çin'in fotovoltaik ve kablosuz haberleşme ürünlerine yönelik "anti-damping" soruşturması. AB, geçen yıl Eylül ayında, soruşturmayı başlattı. AB Komisyonu da, geçenlerde, Çin'in fotovoltaik ürünlerine ortalama yüzde 47 oranında geçici anti-damping vergisi koyma önerisinde bulundu.

Le Keqiang'ın ziyareti AB'nin anti-damping girişimlerini önleyebilir mi? Çinli uzmanlar pek umutlu değiller. Aslında Almanya Başbakanı Merkel ile Le Keqiang, korumacılığa karşı ortak tutum açıkladılar. Ancak zaman dar. AB Komisyonu son kararını 6 Haziran'da verecek. Büyük olasılıkla da karar, soruşturma yönünde olacak. Yine de, Le Keqiang'ın ziyaretinin, soruşturma kararının yumuşatılmasını sağlayabileceği belirtiliyor.

"Göz yummayacağız"

Çinli uzmanlar, kendi işletmelerini her türlü sonuca hazırlıklı olmaları konusunda uyarıyorlar. Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Avrupa Bürosu'nun ekonomik projelerden sorumlu yetkilisi Liu Mingli, "Çinli işletmelerin hazır olması lazım. AB piyasasına girmek çok zor ve çıkmanın bedeli ağır olabilir" diyor.

Çinli uzmanlar, korumacılığın Avrupa'yı krizden kurtarmayacağına dikkat çekiyorlar. Ayrıca korumacılığın "birlik" ilkelerine aykırı olduğu, sadece küçük bir kısım işletmenin çıkarlarına hizmet edeceği, AB'nin bütünsel çıkarlarına zarar vereceği vurgulanıyor… Bütün bu uyarılar karşı tarafa uygun dille iletiliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı'ndan Uluslararası Ticari Görüşmeler Temsilcisi ve Bakan Yardımcısı Zhong Shan, 27 Mayıs'ta AB Komisyonu yetkileriyle fotovoltaik ve kablosuz haberleşme ürünleri ticaretindeki anlaşmazlıklar konusunda bir görüşme yaptı. Zhong, Çin hükümetinin AB'nin korumacılık eylemlerine göz yummayacağını bildirdi.




HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER