Ankara
17:29

TR | CH | EN   
Pekin
23:29


Geleneksel Çin Tıbbı

Geleneksel Çin Tıbbı

Geleneksel Çin Tıbbı'nın Gelişimi

Geleneksel Çin tıbbı uzun süreli tedavilerde ve yaşamsal deneyimlerle sürekli sentez ve analiz yoluyla gitgide oluşan özel bir kuramsal tarza sahip tıp sistemidir.

Geleneksel Çin tıbbı, Çin’de yaşayan çeşitli toplumların, tıp sistemlerinin ortak adı olarak nitelendirilir. Geleneksel Çin tıbbına, Han, Tibet, Moğol ve Uygur gibi etnik toplulukların tıp sistemleri dahildir. Çin’de Hanların en kalabalık nüfusa ve en eski özgün yazıya sahip olması nedeniyle, Hanlıların tıp sistemi, Çin’de ve dünyada büyük etki yarattı. 19. yüzyılda, Batı tıbbının Çin’e girerek yaygınlaşmasından sonra, Batı ve Çin tıpları arasında meydana gelen değişikliklerden dolayı Han tıp sistemi, geleneksel Çin tıbbına dahil oldu.

Geleneksel Çin Tıbbı'nın Temel Kuramı

Geleneksel Çin tıbbının temel kuramı, insanın “can”ının hareketi ve hastalık durumundaki değişikliklerle ilgili teorileri kapsar. Aralarında “Yin” (negatif) ve “Yang” (pozitif) “Wu Xing” “Yunqi” “Zangxiang” ve “Jingluo” gibi kuramlar ile hastalıklara yol açan nedenler, sağaltım yöntemleri ve ilkesi, bağışıklık ve beslenme gibi konular yer alır.

“Yin” ve “Yang” Kuramı eski Çin felsefesine dayanır. İnsanlardaki çelişkili durumları incelemek yoluyla, bununla ilgili görüşler, gittikçe “Yin” ve “Yang” kavramını oluşturdu; “Yin” ve “Yang” adı verilen iki enerji arasındaki dengenin korunmasına göre bir olgunun hareketi ve değişikliği açıklandı. Geleneksel Çin tıbbı “Yin” ve “Yang” ile ilgili zıtlaşma ve birleşme düşüncesine göre insan vücudunun üstü ve altı, sağı ve solu, içi ve dışı arasındaki ve de insanın canının doğa ve toplum gibi dış halkalar ile karışık ilişkilerini açıkladı. “Yin” ve “Yang” arasındaki zıtlaşma ve birleşmenin denge durumunda bulunması insanın normal yaşamını sağlayan temeldir. “Yin” ve “Yang” arasındaki dengenin bozulması durumunda hastalık ortaya çıkacaktır. Canın normal hareketi de olumsuz etkilenecektir.

“Wuxing” Kuramı; ağaç, alev, toprak, altın ve su gibi beş elementle, nesnel dünyadaki değişik varlıkların özelliklerini açıkladı ve söz konusu beş etmenin karşılıklı etkileşimine ilişkin hareketli modele göre, varlıklar arasındaki karşılıklı bağlantıları ve değişiklikleri açıkladı. Geleneksel Çin tıbbı ise, “Wuxing” Kuramı’na göre insan vücudundaki çeşitli organlar arasındaki bağlantıları ve iç organları arasındaki dengenin bozulmasının hastalıklara yol açtığı nedenleri açıklarken, iç organlarımızla ilgili hasladıkların sağaltımına yardımcı olur.

Taşıma ve Hava Kuramı; “Beş Taşıma ve Altı Hava” olarak adlandırıldı. Bu kuram, doğada meydana gelen kronolojik, meteorolojik ve iklimsel değişiklerin insanın sağlığına ve hastalıklarına yaptığı etkileri inceleyerek araştıran bir kuramdır. Beş Taşıma Kuramı’nda; ağaç, ateş, toptak, altın ve su taşıması kapsanır. Anlamı; bir yıl boyunca doğada orta bahar, yaz, uzun yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinin dolaşımıdır. Altı Hava Kuramı’nda; bir yılın dört mevsimindeki rüzgâr, soğuk, sıcak, nem ve ateş gibi altı iklim unsuru kapsanır. Hava Taşıma Kuramı; takvimden alınan veriler ışığında, yıllık ısı değişimleri ile hastalıklar arasında düzenli bağlantıları bulur.

İç Organların Durumu Kuramı; insanın beş dolu iç organını (kalp, karaciğer, akciğer, dalak ve böbrek), altı boş iç organını (kalın bağırsak, ince bağırsak, safra kesesi, sidik torbası, mide ve “Sanjiao”, yani iç organları barındıran ve çalışmalarını düzenleyen üç vücut boşluğu), kalıcı organları ve unsurları (beyin, kemik iliği, kemik, atar damar, safra kesesi ve rahim), bunların işlevlerini ve hastalık nedenlerini inceleyen bir teoridir.

Esas ve Yan Kanallar Kuramı ve İç Organlar Kuramı arasında sıkı bir ilişki vardır. Esas ve yan kanallar, insan vücudunda, nefes ve kan gönderen kanallar olarak, içten dışa, yukarından aşağıya, insanın çeşitli kısımlarını birbirini bağlamakta rol oynuyor. Hastalık nedeniyle, esas ve yan kanallar sisteminde değişiklikler meydana gelir, buna parelel hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtilerden, hastalık nedenleri anlaşılır.

Geleneksel Çin Tıbbı'nın Muayene Yöntemi

Geleneksel Çin tıbbında doğru bir sağaltım için; bakmak, koklamak, sormak ve nabız almak, hastayı veya hastanın durumunu bilenlerle görüşmek gibi yöntemlerle, hastayla ilgili çeşitli bilgiler alınır. Geleneksel Çin tıbbında bakmak, sormak, dinlemek ve koklamak ile nabız almak, “Dört muayene yöntemi” olarak adlandırılır. Muayene çalışmasında bu dört muayene yönteminin birlikte kullanılması durumunda, hastalığa doğru teşhis konulabilecektir. 

Bakarak muayene

Bakarak muayene, iç organlar ile esas ve yan kanallar gibi teorilere göre gerçekleştirilen muayene yöntemleridir. İnsan vücudunun dışı ile beş dolu iç organ ve altı boş iç organ arasında yoğun ilişkiler mevcuttur. İnsan vücudundaki beş dolu iç organ ve altı boş iç organın işlevlerinde değişiklikler ortaya çıktığı takdirde; tabii ki insanın vücudu dışındaki ruhunda; rengi, görünüşü ve durumunda değişiklikler belirir. Dolayısıyla, vücut dışında ve görünen unsurların durumuna ve işlevlerinin değişikliklerine bakmak yoluyla da iç organların değişiklikleri teşhis edilir.

Bakarak muayenenin somut adımlarında, ruha bakmak, renge bakmak, görünüşe bakmak, başa, boyuna ve yüzdeki organlara bakmak, tene bakmak, esas ve yan kanallara bakmak ve dışkılara bakmak kapsanır. Bunlar arasında ruha, yüz rengine ve dile bakmak en önemli oluyor. Çünkü yüz ve dilin çeşitli görünüşleri, büyük ölçüde iç organların işlevsel değişikliklerini belirler.

Dinleme ve koklama muayenesi

Dinleme ve koklama muayenesi doktorun kendi dinleme ve koklama organlarıyla hastanın vücüdu içinden işitilen seslere ve dışkılarına göre yaptığı muayenedir.Doktor sesi dinlemek yoluyla yalnız sesin çıktığı organı muayene etmekle kalmayıp, sesin değişikliğine göre diğer organlardaki hastalıkları da teşhiş edebilir. Dinleme ve koklama muayenesinde dinlenmesi gereken sesler, konuşma, nefes, öksürük, hıçkırık gibi seslerdir.

Koklama muayenesinde, hastalığa yakalanan organlardan ve hastanın oturduğu odadan çıkan iki kötü kokunun koklanması kapsanır. Hastalığa yakalanan organların kötü kokusu, genellikle zehirli faktörün insanın iç organlarında bulunmasından kaynaklanan anormal kokudur. Hastanın oturduğu odada koklanan kokular ise hastalığa yakalanan organlardan ve hastanın vücudundan boşaltılan dışkıdan gelir. Meselâ; bulaşıcı hastalığa yakalananların boşaltığı kötü kokuyla tüm oda dolar.

Sorarak muayene

Sorarak muayene, doktorun diyalog yoluyla hastaya ve onu tanıyanlara hastalığa yakalanmasının nedenini, hastalığının gelişmesini, şu andaki durumu ve tedavi süreci gibi bilgileri sormasıdır. Sorarak muayene, nesnel olarak bazı hastalık nedenlerinin kolayca anlaşılamamasından dolayı; örneğin hastalığın belirtilerinin tamamen görülememesi durumunda kullanılan önemli bir muayene yoludur. Sormak yöntemiyle, hastalığın teşhisi için daha fazla ip ucu toplanabilir. Örneğin; hastanın günlük yaşamı, çalışma ortamı, yemek alışkanlığı ve evliliği gibi konularda çeşitli bilgiler elde edilebilir.

Sorarak muayenede soyadı, yaş, meslek, evlilik, ırk, adres, muayene tarihi, şikâyet, şu anki hastalığın geçmişi, şu anki hastalığın gelişmesi, geçmişteki diğer hastalıklar, ferdin ve ailenin geçmişi kapsanır. Şu anki hastalığa ilişkin sorulması gereken bilgiler arasında da soğukluk ve sıcaklık hissi, uyku ve duygusal durum ile idrar ve dışkı kapsanır.

Nabız alma ve elle muayene

Nabız alma ve elle muayene kapsamında, elle muayene, doktorun elle, hastanın vücudunun çeşitli yerlerine vurma, bastırma ve sıvazlama gibi yollarla muayene etmesidir. Nabız almak, doktorun, hastanın nabızını tutmak yoluyla, hastanın vücudu içinde meydana gelen değişikleri anlamasıdır. Elle muayenede doktor, hastanın vücudunun bazı yerlerini vurarak, bastırarak ve sıvazlayarak, bazı anormal değişiklikleri bulup, hastalığa yakalanan yerlerin niteliğini ve seyrini kontrol eder.

Akupunktur

Akupunktur geleneksel Çin tıbbının önemli bir oluşumudur. Başlangıcında yalnızca bir tedavi yöntemi olan akunpuktur, daha sonra giderek tıbbî bir dal oldu. Akupunktur bilimi; akunpuktur teknolojisi, kuralları ve temel kuramını toplayarak inceleyen bir bilimdir.

Eski bir kitapta yazıldığına göre; çok eski geçmişe sahip olan akupunkturun en eski aleti, taştan yapılan iğneler olmuş. Bu tür taş iğneler, yaklaşık 4000 ilâ 8000 yıl önceki Yeni Taş Devri’nde, yani Yu Soyu Topluluğu’nun son döneminde bulunmuş. Çin’de yapılan arkeoloji çalışmalarında da taş akupunktur iğnesi bulunmuştur. Çin’in Chun ve Qiu hanedanlıklarında (M.Ö 770-476 yılları), tıbbın sihiri bırakmasından sonra, profesyonel hekimlik ortaya çıktı. “Chunke Zuoshizhuan” adlı eski bir kitapta, akupunkturun kullanım yöntemi anlatıldı.

Savaşan Ülkeler Dönemi’nden Xihan Dönemi’ne kadar (M.Ö 476-25), metalurji teknolojisinin gelişmesi nedeniyle, metal akunpuktur iğnesi de gittikçe yaygınlaştı. Metal iğnenin taş iğne yerine geçmesinden dolayı, akupunkturun kullanımı da artarken, gelişme süreci de hızlandı. Donghan ve Sanguo hanedanlıklarında, akupunkturu iyi bilen birçok tıp uzmanı ortaya çıktı. Bunlardan Huang Pumi’nin yazdığı “Akupunkturla İlgili A ve B Teorisi” adlı kitap, akupunkturu anlatan kapsamlı bir eserdir. Batı ve Doğu Jin ile Kuzey ve Güney Chao hanedanlıklarında (256-589), akunpukturla ilgili eserlerin sayısı belirgin bir şekilde çoğaldı. Bu dönemlerde akupunktur teknolojisi Japonya ve Kore’ye yayıldı.

Sui ve Tang hanedanlıklarında (581-907), akunpuktur özel bir bilim oldu. O zamanların tıp eğitimi kuruluşu olan İmparatorluk Tıp Komiserliği’nde akupunktur eğitimiyle ilgili birim kuruldu. Bundan sonra, akupunktur bilimi sürekli gelişme kaydetti. 16. yüzyılda, akupunktur Avrupa’ya tanıtılmaya başladı. Ancak, Qing hanedanlığında yalnızca ilaç kullanımına önem verildiği, akupunktur küçümsendiği için, akupunktur biliminin gelişmesi engellendi.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılından sonra akupunktur bilimi hızla gelişme kaydetti. Şimdi, ülke genelinde 2 binden fazla geleneksel Çin hastanesinde akupunktur bölümü kuruldu. Akupunktur bilimine ilişkin araştırmalar, şimdi insan vücudunun çeşitli bölümleri ve fiziksel hastalıkların iyileştirilmesi, ağrı dindirme ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi alanlarda rol oynayabilir. Damarlar, akupunktur noktaları ve iç organlar gibi konularla ilgili araştırmalarda, birçok değerli bilimsel bilgi elde edildi.

Masaj

Hastalıkları önleme ve vücudu geliştirme amaçlarına yönelik olarak insan vücudundaki kanallara ve akunpuktur noktalarına eller veya kollarla yapılan ovma işlemi masaj olarak adlandırılır.

Masajın temel yöntemi

Masaj geleneksel Çin tıbbı kuramının ışığı altında hastalıkların ayırd edilmesi ve sınıflandırılması ilkesiyle yapılır. Masaj ilaç içilmesini gerektirmediği için yan etkisi olmayan ve birçok hastağı tedavi edebilen, çok kolay bir yöntemdir. Masajın tedavi edebildiği hastalıklar çok fazladır. Aralarında boyun, sırt, bel, kollar ve bacakları kapsayan kemik ve kas hastalıkları bulunur.

Masaj ellerin kullanım yönetimiyle ilgili standartlara ve gereksinimlere uygun tekniklerle yapılmalıdır. Temel teknik gereklilik, masajın kalıcı, kuvvetli, dengeli, yumuşak ve derin şekilde yapılmasıdır. Masajın yapılmasında yalnız eller değil ayaklar ve kollar veya diğer özel masaj aletleri kullanılır. Bazen özel masaj ilaçları da kullanılır. Meselâ; masaj merhemi, masaj kremi, Dongqing Yağı, Honghua Yağı, talk pudrası ve diğer kayganlaştırıcı maddeler. Masaj yöntemleri çok fazladır. Genellikle şu yöntemler uygulanır: İletme, basma, bir parmakla basma, ovma, tutma sallama, vurma vesaire.. Değişik durumlara göre, kendi kendisine masaj yapmak ve yaptırmak mümkündür. Masaj yapılmasının belli başlı amacı, hastalıkları tedavi etmektir. Kendi kendine masaj yapmanın başlıca amacı, hastalıkları önlemek ve sağlık durumunu iyileştirmektir.

Masajın verimliliği

Masajın yararları şunlardır:

Birincisi; iç organların işlevini düzenlemek. Geleneksel Çin tıbbı, iç organların işlevlerini normal bir şekilde yerine getirememesinin insan vücudunda hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğu görüşündedir. Masaj yoluyla ise anormal çalışan iç organların fonksyonu iyileştirilerek, normal çalışma durumuna yeniden dönüştürülecektir. Bu yöntemle hastalık tedavi edilirken, sağlık durumu da düzelir.

İkincisi; esas ve yan kanalları açarak, enerjiyi ve kan dolaşımını sağlamak. Enerji ve kan hayatı koruyan önemli maddelerdir. Esas ve yan kanallar, insan vücudunda enerji ve kan taşıma ve bağlantı oluşturma görevlerini üstlenir. Esas ve yan kanallarının normal çalışamaması durumunda, insanlar iç hastalıklara yakalanır. İç organların hastalığa yakalanması esas ve yan kanallardaki aksaklıklarla farkedilir. Masaj esas ve yan kanalların çalışmasını düzeltirken, enerji ve kanın yeterli ve sağlıklı dolaşmasını sağlar. Böylece iç organların işlevleri düzenlenirken, hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi amacına ulaşılır.

Üçüncüsü; kas, sinir ve kemikleri rahatlatmak. Masaj insanın teninde yapılmasına rağmen verimi kas, kemik ve damarlarda kendini gösterir. Masaj, kas ve kemik rahatsızlıklarını dolaysız olarak tedavi eder. Bunun için, hem iç hastalıklar, hem de diğer hastalıklar masajla tedavi edilir.

 

 

 


HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER