Ankara
08:30

TR | CH | EN   
Pekin
14:30


Çin Tiyatrosu

Çin Tiyatrosu

Çin Tiyatrosunun uzun ve karmaşık bir tarihi vardır. Çin’de birçok tiyatro şekli vardır, normalde daha çok Beijing opera ve kanton opera olarak bilinmesine rağmen, günümüzde Çin Operası olarak adlandırılmaktadır. Çin geleneksel tiyatroları; Klasik Çin Tiyatrosu, Gölge Oyunu, Çin Operası, Klasik Drama ve Modern Çin Tiyatrosu olarak adlandırılır.

Beijing Operası

“Doğu’nun operası” olarak adlandırılan Beijing Operası Çin kültürünün temel unsurlarından biridir. Beijing’de oluştuğu için “Beijing Operası” adı verildi. 18. yüzyılda Çin’in güneyinde popüler hale gelmiş ve başta Hui Operası olmak üzere birkaç eski yerel operaların temelinde gelişmiş olan Beijing Operası, 200 yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. 1790 yılında ilk Hui Operası topluluğu, imparatorun doğum günü dolayısıyla düzenlenen törene katılmak için Beijing’e çağrıldı. Daha sonra başka Hui Opera toplulukları da Beijing’e geldiler.

19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başı arasındaki dönemde Beijing bölgesinde birbirlerinden öğrenerek yan yana gelişen çeşitli yöresel opera topluluklarının oluşturduğu Beijing Operası, sanat açısından hızla olgunlaşarak zengin program ve sahne usulleriyle Çin’in en büyük operası haline geldi. Beijing Operası, zengin repertuara, kalabalık sanatçı grubuna, çok sayıda gösteri topluluğuna ve geniş izleyici tabakasına sahiptir.

Çok yönlü bir gösteri sanatı olan Beijing Operası, şarkı, diyalog, hareket, dövüş ve dans gibi usullerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan tam bir sanattır. Belli gösteri yöntemleriyle olaylar anlatılır ve kişilikler işlenir. Beijing Operası’nda Sheng (erkek), Dan (kadın), Jing (erkek), ve Chou (erkek ve kadın) olmak üzere 4 önemli rol vardır. Bundan başka yan roller de bulunmaktadır.

Masklar Beijing Operası’nın kendisine has bir sanatıdır. Sadakat ya da hainlik, güzellik ya da çirkinlik, iyilik veya kötülük, saygınlık veya alçaklık gibi karakterlerin özellikleri, masklarla, yani çeşitli renklerde boyalanmış yüz tipleriyle sergilenir. Örneğin, kırmızı renk, kişinin sadakatini sembolleştirir, mor renk yiğitlik ve metanetini simgeler, siyah, şahsın doğru dürüstlük ve bağlılığını temsil eder, beyaz renk karakterin kurnaz ve sinsi tabiatını belirtir, mavi renk cesaret ve erkekliğin simgesidir, sarı renk zalimliği ve insafsızlığı ortaya koyar, altın ve gümüş renkleri ise çoğu zaman Tanrı, Buda, şeytan ve cini sembolize ederek insana hayali bir his verir.

18. yüzyılın sonu, genel olarak Beijing Operası’nın birinci gelişme doruğu sayılıyor. O zamanlarda Beijing Operası’nın gösterileri yalnız halk arasında değil, imparatorluk saraylarında da yaygındı. İmparatorluk aileleri ve asilzadeler Çin Operası’nı çok beğeniyorlardı. Saraydaki iyi maddi şartlar, Beijing Operası gösterisi için gerekli kostüm, mask, makyaj ve sahne dekoru gibi konularda büyük olanaklar sağladı. Saraydaki ve halk arasındaki tiyatro oyunlarının karşılıklı etkisiyle Beijing Operası tarihte eşi görülmemiş bir şekilde gelişti. 1920’li ve 1940’lı yıllar arasında, Beijing Operası’nın gelişmesinin 2. doruğu yaşandı. Bu dönemde çok sayıda Beijing Operası okulu açılması, buna bir işaretidir. Bu okullar arasında Mei ( Mei Lanfang 1894-1961), Shang ( Shang Xiaoyun 1900-1976), Cheng (Cheng Nianqiu 1904-1958) ve Xun (Xun Huisheng 1900-1968) olmak üzere dört ünlü okul vardı. Her okulun çok sayıdaki sanatçısı Shanghai ve Beijing gibi büyük şehirlerin sahnelerinde faaliyet gösteriyorlardı.

Mei Lanfang, dünyaca bilinen bir Beijing Operası sanatçısıydı. 8 yaşında opera öğrenmeye başlayan Mei Lanfang, 11 yaşındayken sahneye çıktı. Mei, 50 yılı aşkın sahne hayatında Beijing Operası’nda Dan (kadın rolü) adlı karakteri oynayarak şarkı, diyalog, dans, müzik, kostüm ve makyaj konularındaki yaratıcılığı ile kendisine has bir sanat üslûbu oluşturdu. Çin Beijing Operası Sanat Topluluğu, 1919’da Mei Lanfang, başkanlığında Japonya turnesine çıkarak, Beijing Operası sanatını ilk defa yurtdışına taşıdı. Başında Mei Lanfangîn bulunduğu grup 1930 yılında çıktığı ABD turnesinde büyük başarı sağladı. 1934’te Avrupa’dan davet alan Mei Lanfang bu turne sırasında Avrupa’daki opera çevrelerinden büyük ilgi gördü. Böylece dünya ülkeleri Beijing Operası’na Çin’deki tiyatro okullarından biri gözüyle bakmaya başladılar.

Çin’in dışa açılmasıyla birlikte, Beijing Operası yeni gelişmeler kaydetti. Geleneksel Çin sanatlarının özü olarak değerlendirilen Beijing Operası, Çin hükümetinden büyük yardım ve destek gördü. Günümüzde, Beijing’deki Chang An Tiyatro Salonu’nda sürekli Beijing Operası’nın repertuarları icra ediliyor. Her yıl düzenlenen Uluslararası Beijing Operası Amatör Sanatçılar Yarışması, dünyanın her yerinden gelen Beijing Operası meraklılarının ilgisini çekiyor. Beijing Operası, ayrıca Çin’in yabancı ülkeler ile arasında önemli bir kültürel alışveriş programı haline geldi. 


HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER