Ankara
08:24

TR | CH | EN   
Pekin
14:24


Çin Çayı

Çin Çayı

Çayın Tarihi

Çay içme kültürü, Çin’de uzun bir tarihe sahiptir.

İsmi Çince ilahi, harikulade çiftçi anlamına gelen Shennong (Çincesi: 神农 ), eski Çin’de Tarım’ın Babası sayılır ve çayı keşfi ile şereflendirilmiştir. Efsaneye göre, Shennong bir sonbahar günü öğleden sonra Kamelya ağacının altında dinlenir ve içmek için biraz su kaynatır. Ağacın kurumuş yaprakları kaynamış suyun bulunduğu demliğe düşer ve su ile karışarak ağaç yaprağından demlik çay oluşur. Bu hoş koku ile merakı uyanan Shennong bir yudum içer ve çayı ferahlatıcı ve tazeleyici bulur.

Shennong’un keşfinden beri, çay tüm dünyada büyümüş ve sevilmiştir.

Başlangıçta, çay dinsel ya da kutsal törenlerde kullanılmaktaydı. Daha sonra, çay yaprakları sebze veya ilaç olarak tüketilmiş. 2000 yıl öncesinde Han Hanedanı dönemine kadar, çay yeni bir içecek sayılmaktaydı.

Sui Hanedanı (581-618) döneminde, çay tedavi edici özelliklerinden dolayı kullanılmaktaydı. 4. ve 5. yüzyıllarda, pirinç, tuz, baharatlar, zencefil ve portakal kabuğu gibi içerikler çaya ekleniyordu. Tang Hanedanı (618-907) döneminde ise, çay içme bir sanat aracı olarak sayılmış ve tüm sosyal sınıflarca içilmeye başlanmıştır.

Kafeininin uzun meditasyon saatlerinde rahipleri ayık tuttuğu gerekçesiyle, çay, Budist Tapınakları’nda da popüler olmaya başlamıştır. Bu nedenden dolayı, birçok tapınak geniş çay tarlalarını ekip biçmekteydi. “Çayın Kitabı”nın (The Book of Tea) yazarı Lu Yu (Çincesi: 陆羽), tapınakta yetişmiş bir yetimdi. Muhtemeldir ki, Tang Hanedanı döneminde yazdığı kitabın ilham kaynağı çay ile çevrili bir ortamda büyümüş olmasındandır. “Çayın Kitabı” adlı kitabında Lu Yu, çay ekimi ve hazırlanışını, çay demlemek için en iyi suyu ve değişik çay sınıflandırmalarını detaylı bir şekilde açıklamıştır.

Çırpılmış toz çayı, Song Hanedanı (960-1279) döneminde moda olmuş olsa da, Yuan Hanedanı (1279-1368) döneminde, birçok Song Hanedanı döneminin çeşitli adetleri gibi Çin kültüründe tamamen yokolmuştur. Çinliler, Yuan Hanedanı döneminden sonra demli çay içmeye başlamışlar ve günümüzde hala öyle içmekteler.

Çin Çayının Türleri

Kökensel olarak tüm çaylar Camellia Sinensis bitkisinden elde edilir. Çin çayı ise çeşitli işlem yöntemleri başta olmak üzere, çay bitkisinin coğrafi konumu ve demli çayın görünümü ve tadında farklılık gösterir.

Çin çayları, yeşil çay, siyah çay, Oolong çayı, beyaz çay ve fermente edilmiş çay olmak üzere beş farklı grupta sınıflandırılır. Genellikle, kokulu çaylar ve sıkıştırılmış çaylar da bu listeye dahildir.

Yeşil Çay:

Yeşil çayın yaprakları genelde açık yeşil ve koyu yeşildir, çay demlendiğinde ise açık yeşil rengini alır. Yeşil çay işlem sırasında kısa bir oksidasyona uğrar. Ham çay yaprakları fermente edilmeden ısıtılır, sarılır ve kurutulur. Az işlem gördüğü için yapraklar orijinal renklerini korur ve çaydaki antioksidan miktarı daha fazladır, yakın zamanda yapılan araştırmalar göstermiştir ki antioksidanlar kanser riskini azaltır ve yaşlanma sürecini yavaşlatır.

Diğer çeşit çaylara göre daha uzun bir tarihi olan yeşil çay, Çin’de en fazla tüketilen çay türüdür. Çin dünyadaki en fazla yeşil çay ihraç eden ülkedir ve dünya pazarının %80’inini kapsar.

Yeşil çay Çin’in her yerinde üretilir. Zhejiang Bölgesi’nde üretilen Dragon Well (Longjing) çayı, Jiangsu Bölgesi’nde üretilen Biluochun çayı ve Anhui Bölgesi’nde üretilen Huangshan Maofeng çayı ise yeşil çayın diğer ünlü türlerindendir.

Siyah Çay:

Siyah çay, kavrulmadan önce tam fermente edilmiş çay yapraklarından oluşur. Çin’de “kırmızı çay” olarak da bilinen siyah çayın yaprakları kahverengi ile kırmızı-kahverengi arasında değişir ve demlendiğinde açık kahverengi bir renk alır. Diğer çay türlerinden farklı olarak, siyah çayın daha güçlüdür.

Yakın zamanda sağlık açısından yararları nedeniyle yeşil çay revaçta olsa da, siyah çayın batıdaki tüketimi %90’dan fazladır. Ayrıca Güney Asya’da en çok tüketilen çaydır.

 Oolong Çayı:

Oolong çayı, Fujian, Guangdong ve Tayvan gibi Çin’in güneydoğu bölgelerinde yetişen bir çaydır. Oolong çayı kısmi fermantasyona uğrar, böylelikle hem yeşil çayın hem de siyah çayın özelliklerini taşır. Lezzeti, yeşil çayınki gibi berrak ve hoş kokulu, siyah çay gibi de güçlü ve canlandırıdır. İyi kaliteli Oolong çayı içtikten sonra ağızda uzun süre kalır.

Kısmi fermantasyona uğradığı için Oolong çayı, protein ve yağ yakımında çok etkilidir böylelikle kilo vermeye yardımcı olur. Japonya’da Oolong çayının satışları hayli yüksektir.

Fujian Eyaleti’nden Tieguanyin ve Wuyi Yancha ve Tayvan Eyaleti’nden Dongding Oolong çayı en çok satanlar arasındadır.

Beyaz Çay:

Beyaz çayın ismi, kuru çayın beyaz renkli görünüşünden gelir. Çin’in güneydoğusunda yer alan Fujian Eyaleti’nde yetişen, işlem görmemiş filiz ve yaprakları ile elde edilir. Bu filiz ve yapraklar çok az işlem gördükleri için doğal hallerine çok yakındır. Yapraklar üzerindeki gümüş-beyaz tüylerin korunması çayın beyaz renk almasını sağlar.

Yeşil çay ve beyaz çay en az oksidasyona uğrayan çay türlerindendir, bu yüzden oksidasyon özellikleri yüksektir. Genç yapraklar, yaşlı yapraklara göre daha fazla kafein içerir, bu nedenden dolayı beyaz çayın kafein oranı yeşil çaya göre yüksektir. Amerikan bilim adamlarının beyaz çayın insan sağlığına yararlı olduğu yönündeki araştırmaları nedeniyle,  beyaz çayın Amerika’daki satışları çok iyidir.

Beyaz çay Fujian Eyaleti’ne has bir çaydır, Baihao Yinzhen, Bai Mu Dan, Gongmei ve Shoumei en çok satan markalarındandır.

Fermente Edilmiş Çay:

Çin’de “siyah çay” olarak da bilinen fermente edilmiş çay, kavrulup ve sarıldıktan sonra uzun süre fermentasyona uğramış çay yapraklarından elde edilir. Fermentasyon işlemi birçok detay ve hayli titizlilik gerektiren bir işlemdir. Bu tür çayı ancak uzun yıllar araştırma yapmış bir “çay uzmanı” üretibilir. Kendine has bir işlemden geçtikten sonra unutulmamalıdır ki bu işlem çok iyi korunan bir sırdır, çay koyu kahverengi rengini alır.

Zaman geçtikçe tadını ve aromasını yitiren birçok Çin çayının aksine fermente edilmiş çayın aroması zaman geçtikçe gelişir. Fermente edilmiş yapraklar diğer tür yapraklara göre daha uzun dayanır. Eski (yıllanmış) çay, özellikle Çin’in güneybatısında yer alan Yunnan Eyaleti’ne has Pu’er çayı çok nadir ve değerli bir çaydır. Çin’e has bir ürün olan fermente edilmiş çay saklama ve ulaşım kolaylığı için genelde farklı şekillerde basınçla sıkıştırılır. Geçmişte, Rusya’ya bile gönderilen fermente edilmiş çay Çin’de en çok ihraç edilen çaydı. Ayrıca, Çin’in etnik kökenli nüfusunun da en sevilen çayıdır. Tibet, İç Moğolistan ve Uygur halkları fermente edilmiş çayı günlük yaşamlarının önemli bir parçası olarak görürler.

Fermente edilmiş çayın en ünlü markası, kuşkusuz, Çin’in güneybatısında yer alan Yunnan Eyaleti’ne has Pu’er çayıdır. Çayın geniş yaprakları Yunnan’ın değişik iklimi ve asidik toprağında yetişen ağaçlardan elde edilir. Aynı zamanda tedavi özellikleri de bulunan çayın, sindirime iyi geldiği, kolesterol ve tansiyonu düşürdüğü, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kanseri önlediği bilinmektedir. Koyu Pu’er çayının zengin ve özellikle topraksı bir tadı vardır.

Kokulu Çay:

“Çiçek çayları” olarak da bilinen kokulu çaylar, baz olarak genellikle yeşil çay, bazen siyah çay ya da oolong çay ile işlem sırasında hoş esanslarını yapraklara bırakan çiçek ya da taç yaprakların birleşimiyle elde edilir. Bu çiçekler genelde yasemin, osmanthus, kasımpatı, nilüfer ve güldür. Kuzey Çin’de kokulu çaylar arasında en ünlüsü olan yasemin çayı demlendiğinde açık sarımtırak ve yeşilimsi bir renk alır, güçlü ve uzun süreli çiçeksi bir aroması vardır.

Sıkıştırılmış Çay:

Sıkıştırılmış çay, yeşil çay, siyah ya da fermente edilmiş çaydan elde edilen bir çay çeşididir. Ham çay önce buharlanır, sonra sıkıştırılır ve tuğla, makara veya çanak şekillerine göre kalıplaştırılır. Ulaşım ve saklama için uygun olan bu yöntem genelde Çin’in sınır bölgelerinde yaşayan etnik azınlıklar tarafından tercih edilir. Tibet’te halk, çay kalıplarını parçalara ayırır, bunları gece içinde kaynatır, daha sonra  (Tibet) sığır tereyağı ve tuz ekleyip çaylarını demlerler. Bu demlenen çay Tibet mutfağının temel gıda maddesini oluşturur.

Çin’de Çay Kültürü

Çinliler, demliğe, çay yapraklarına ve suya özellikle dikkat ederler. Onların inanışına göre, nazik malzemeler (kap kacak) lezzetli yemekler ile uyum sağlamalıdır. Demlikler için de bu düşünce geçerlidir. Ünlü “Zi Sha Hu” demliği özel bir kil çömlekten yapılır, genelde mor ya da siyah renktir, üzerine ise çeşitli açıklamalar, şiirler ve resimler oyuludur. Bu demliğin özelliği, çay yapraklarının orijinal aroma ve rengini muhafaza edebilmesidir.

Çin kültüründe birine çay ikram etmek bir saygı göstergesidir. Gençler kendilerinden daha yaşça büyük olan kişilere hürmet etmek ve teşekkür etmek için çay ikram ederler. Bu özellikle doğum günleri ve Bahar Festivali gibi büyük etkinliklerde gerçekleşir.

Geleneksel Çin düğünlerinde, gelin ve damat ebeveynlerinin önünde diz çökerek onlara çay servis ederken bir şekilde büyüklerine kendilerini yetiştirdikleri için minnettarlıklarını gösterirler.

Modern Çin’de de çay bir çeşit sosyal araçtır. İnsanlar sadece çay içmek için çay evlerine gitmezler aynı zamanda birbirleriyle buluşmak için de giderler. Eğer biri sizi de çay içmeye davet ederse, aslında bu üstü kapalı olarak toplanmaya gitmek demektir.

Dört bin yıl boyunca, çayın Çin kültürünün gelişimi üzerinde büyük etkisi olmuştur. Çay, Çin edebiyatında, sanatında, felsefesinde ve hatta dinlerindeki ana noktalardan biri olmuştur. Çay, Taoizm, Budizm ve Konfüçyüs’çülük ile ilişkilidir. 1500 yıl öncesi Tang Hanedanı döneminde, çay içmek kişisel gelişimin temel parçasıydı.

Yine Tang Hanedanı döneminde, çay seremonisi başlamıştır. Oradan çay seremonisinin sanatsal yöntemi komşu ülkeler olan Kore ve Japonya’ya yayılmıştır. Tüm dünyaca bilinen Japon çay seremonisinin aksine, Çin’deki seremoniden çok çayın üstünde durur.

Çayın Tıbbi Etkileri ve Faydaları

Dünya genelinde su dışında en fazla tüketilen sıvı çaydır. Camellia Sinensis bitkisinden elde edilen çayı tarih boyunca her yaştan insan sadece içecek olduğu için değil aynı zamanda tedavi edici özelliklerinden dolayı da tüketmiştir. Çayın faydaları üzerine yapılan araştırmalar ve yayınlar sonucunda çayın tüketimi olağanüstü bir şekilde artmıştır. Değişik besin ve antioksidan kaynağı olan çaya ilgi, özellikle kalp hastalıklarına, kansere, obeziteye, diş çürüklerine, her türlü sindirim sorunlarına karşı iyi gelmesinden dolayı modern zamanlarda yüksektir.

Asyalılar, yeşil çayın faydalarından yüzyıllarca yararlanmışlardır. Eski zamanlardan beri, yeşil çay tıbbi faydaları nedeniyle kıymetlendirilmiştir. Yapılan bilimsel araştırma ve çalışmalar neticesinde, Asya’da 4.000 yıldan beri yapılan tıbbi uygulamalar ve halk bilim, yeşil çayın sağlıklı bir yaşam için kilit bir faktör olduğunu kanıtlamıştır. Asyalıların yüzyıllarca bildiği yeşil çay şimdi tüm dünyaya yararlı olabilir.

Yeşil çayın faydaları çok çeşitli ve geniş kapsamlıdır. Yeşil çayın kimyasal yapısıyla nedeniyle, başlıca antioksidan, kanseri önleme, kolesterol, kan şekeri ve tansiyon düşürücü gibi özellikleri olmak üzere o kadar farklı fiziki faydaları vardır ki, bu çayın içilmesi gayet mantıklıdır. Bunun dışında yeşil çayın birçok faydaları vardır:

Soğuk algınlığı ve gribi önler, bu gibi hastalıkların iyileşmesini hızlandırır,

Ağız kokusunu engeller,

2. tip diyabet hastalığının engellenmesine yardımcı olur,

Alerjik reaksiyon üretiminde önemli alıcıları bloke eder,

Parkinson hastalığına iyi gelir,

HIV iltihap sürecini yavaşlatır,

Vücuttaki sıvı dengesini korur,

Yorgunluğa ve strese karşı iyi gelir,

Deri hücrelerinin bağışıklık fonksiyonunu arttırır,

Kireçlenmeyi önler,

Felç riskini azaltır,

Kemik erimesini önler,

Sigara kullananlarda DNA hasarını azaltır,

Yaşlanma belirtilerini geciktirir,

Kemik yapısını geliştirir,

Tehlikeli kan pıhtılaşmasını engeller,

Sağlıklı bir diyette tüketilerek metabolizmanın hızlanmasında ve termojenik özelliğiyle kalori yakmaya yardımcı olur.

 

 

   

 


HABER KÖŞESİ
ETKİNLİKLER