<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Türkiye Çin Dostluk Vakfı</title>
    <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr</link>
    <description>Türkiye Çin Dostluk Vakfı: Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik, ticari, sosyal, kültürel ve diplomatik işbirliğinin karşılıklı fayda ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin derinleştirilmesi için çalışıyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/rss/basin-duyurulari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 09:27:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/rss/basin-duyurulari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TÇDV BAŞKANI HASAN ÇAPAN’IN TAYVAN MESELESİ VE SON DÖNEMDEKİ DİPLOMATİK PROVOKASYONLAR HAKKINDAKİ BASIN AÇIKLAMASI]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/tcdv-baskani-hasan-capanin-tayvan-meselesi-ve-son-donemdeki-diplomatik-provokasyonlar-hakkindaki-basin-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/tcdv-baskani-hasan-capanin-tayvan-meselesi-ve-son-donemdeki-diplomatik-provokasyonlar-hakkindaki-basin-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası sistemin temel taşlarından biri olan devletlerin egemenlik haklarına saygı ve toprak bütünlüğü ilkesi, küresel barışın yegâne teminatıdır. Ancak son dönemde, özellikle ABD eksenli yürütülen birtakım diplomatik hamlelerin, Çin Halk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını hedef aldığı ve Birleşmiş Milletler tarafından tescil edilmiş hukuki statüyü aşındırmaya çalıştığı esefle müşahede edilmektedir.</p>

<p>Bilindiği üzere, 1971 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen 2758 sayılı karar, Tayvan’ın Çin’in ayrılmaz bir parçası olduğunu ve Çin Halk Cumhuriyeti hükümetinin Çin’in BM’deki tek meşru temsilcisi olduğunu uluslararası hukuk nezdinde kesinliğe kavuşturmuştur. Buna rağmen ABD’nin, özellikle Sayın Trump’ın planlanan Çin ziyareti öncesinde Tayvan meselesini bir istikrarsızlaştırma aracı olarak kullanması, diplomatik nezaket ve uluslararası hukukla bağdaşmamaktadır.</p>

<p>7 Mayıs 2026 tarihinde Paraguay Devlet Başkanı’nın Tayvan’a gerçekleştirdiği ziyaret ve öncesinde Tayvan Bölge Lideri Lai Ching-te’nin Afrika’da Esvatini’de yaptığı temaslar, münferit diplomatik faaliyetler değil; aksine ABD’nin teşvikiyle kurgulanmış, BM kararlarının hilafına yürütülen birer meşruiyet devşirme çabasıdır. Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar uzanan bu suni diplomasi trafiği, bölgesel ve küresel ekonominin lokomotifi haline gelen Çin’in yükselişini engelleme ve dikkatleri Batı blokunun, özellikle de Orta Doğu’da soykırıma varan eylemleriyle insanlık vicdanını yaralayan İsrail ve onun hamisi ABD’nin hukuk tanımaz politikalarından başka yöne çekme gayretidir.</p>

<p>ABD ve müttefiklerinin, küresel ekonomik dengeleri sarsan ve kendi hegemonyalarını koruma adına dünya barışını tehlikeye atan bu tutumları, "Tek Çin" ilkesine dayanan uluslararası konsensüsü zayıflatmayı hedeflemektedir. Bazı devletlerin ABD güdümünde birer araç olarak kullanılarak Lai Ching-te’nin sözde meşruiyetini tanıma girişimleri, diplomasi tarihine birer stratejik hata olarak geçecektir.</p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik her türlü doğrudan veya dolaylı müdahale, yalnızca bölge barışını değil, küresel tedarik zincirlerini ve ekonomik istikrarı da telafisi güç bir çıkmaza sürükleyecektir. Türkiye ve Çin arasındaki köklü dostluk ve stratejik iş birliği perspektifinden bakıldığında, uluslararası toplumun BM kararlarına sadık kalması ve suni krizlerle barış ortamını bozmaya çalışan odaklara karşı durması hayati önem taşımaktadır.</p>

<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/tcdv-baskani-hasan-capanin-tayvan-meselesi-ve-son-donemdeki-diplomatik-provokasyonlar-hakkindaki-basin-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/05/chatgpt-image-may-8-2026-04-01-47-pm.png" type="image/jpeg" length="29979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PRESS RELEASE BY HASAN ÇAPAN, PRESIDENT OF TCFF, REGARDING THE TAIWAN ISSUE AND RECENT DIPLOMATIC PROVOCATIONS]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/press-release-by-hasan-capan-president-of-tcff-regarding-the-taiwan-issue-and-recent-diplomatic-provocations-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/press-release-by-hasan-capan-president-of-tcff-regarding-the-taiwan-issue-and-recent-diplomatic-provocations-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The principle of respect for the sovereign rights and territorial integrity of states, which is one of the cornerstones of the international system, is the sole guarantee of global peace. However, recently, it has been observed with regret that certain diplomatic moves, particularly those driven by the US, are targeting the sovereign rights of the People's Republic of China and attempting to erode the legal status registered by the United Nations.</p>

<p>As is well known, Resolution 2758, adopted by the United Nations General Assembly in 1971, conclusively established in international law that Taiwan is an inalienable part of China and that the government of the People's Republic of China is the sole legitimate representative of China at the UN. Despite this, the US's use of the Taiwan issue as an instrument of destabilization, especially prior to Mr. Trump's planned visit to China, is incompatible with diplomatic courtesy and international law.</p>

<p>The visit of the President of Paraguay to Taiwan on May 7, 2026, and the prior engagements of Taiwan Regional Leader Lai Ching-te in Eswatini in Africa, are not isolated diplomatic activities; on the contrary, they are efforts to garner legitimacy, orchestrated with the encouragement of the US and conducted in violation of UN resolutions. This artificial diplomatic traffic, extending from South America to Africa, is an endeavor to impede the rise of China, which has become the locomotive of the regional and global economy, and to divert attention from the lawless policies of the Western bloc, particularly Israel, whose actions in the Middle East amount to genocide and wound the conscience of humanity, and its patron, the US.</p>

<p>These attitudes of the US and its allies, which shake global economic balances and endanger world peace in order to preserve their own hegemony, aim to weaken the international consensus based on the "One China" principle. The attempts of some states, used as instruments under US direction, to recognize the so-called legitimacy of Lai Ching-te will go down in diplomatic history as strategic mistakes.</p>

<p>Any direct or indirect interference with the territorial integrity and sovereignty of the People's Republic of China will drag not only regional peace but also global supply chains and economic stability into an impasse from which it will be difficult to recover. Viewed from the perspective of the deep-rooted friendship and strategic cooperation between Türkiye and China, it is of vital importance that the international community remains loyal to UN resolutions and stands against circles that attempt to disrupt the environment of peace through artificial crises.</p>

<p>Respectfully announced to the public.</p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/press-release-by-hasan-capan-president-of-tcff-regarding-the-taiwan-issue-and-recent-diplomatic-provocations-1</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/05/chatgpt-image-may-8-2026-04-01-47-pm.png" type="image/jpeg" length="26425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel Evrimde Yeni Yollar: Kuşak ve Yol Girişimi ve Dünyanın Geleceği]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/kuresel-evrimde-yeni-yollar-kusak-ve-yol-girisimi-ve-dunyanin-gelecegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/kuresel-evrimde-yeni-yollar-kusak-ve-yol-girisimi-ve-dunyanin-gelecegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde açıkça ortaya çıkan şey, dünyanın çok daha öngörülemez ve büyük değişimlerle dolu bir dönemden geçtiğidir. Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra tek kutuplu hale gelen dünya politikası, 11 Eylül olaylarıyla başlayarak, durgun, verimsiz ve içsel olarak borçlu hale gelen Amerika Birleşik Devletleri'ni dışa karşı saldırgan olmaya ve Orta Doğu bataklığında maceralara atılmaya yöneltti. Dolayısıyla, inşa etmek için önce yıkmak gerekiyordu. ABD, Irak'taki birinci ve ikinci operasyonlarla ve ardından Afganistan'la mücadele ederken, Rusya Avrupa'ya yaklaştı ve özellikle enerji olmak üzere Avrupa'nın en büyük kaynak tedarikçisi oldu. Bu arada, Doğu Asya'da Çin Halk Cumhuriyeti küllerinden doğma fırsatını yakaladı ve altyapısı, ekonomisi, teknolojisi ve dünya görüşüyle ​​Batı modeline hızla alternatif oldu.</p>

<p>Dünya artık tek kutuplu değil, ama tam olarak çok kutuplu da değil. Uzun zamandır dünya tarihinde baskın model olan Yunan ve Roma dünya düzeni modeli veya ABD'nin dediği gibi kurallara dayalı dünya düzeni, yıpranmış, modası geçmiş ve zamanın gerisinde kalmıştır. Peki bu kurallar nelerdir, kim koyuyor ve nasıl? Kimse bilmiyor. Batı ülkeleri yeni sömürgeci düzenlerini yaymaya çalışırken, Başkan Xi Jinping liderliğindeki Çin Halk Cumhuriyeti, gelişmekte olan ülkeleri yönetmeye ve Çin'in üretim yoluyla elde ettiği büyük refahı gelişmekte olan ülkelerle yatırım olarak paylaşmaya başladı. Ancak tıpkı yol olmayan yerde arabanın gidemeyeceği gibi, refahı artırmak için altyapı gereklidir. Refahı genişletmek ve yaymak için gereken altyapı ise Kuşak ve Yol Girişimi'dir.</p>

<p>Birçok propagandacı eleştirmenin iddia ettiğinin aksine, Kuşak ve Yol Girişimi kötü niyetli bir komplo veya Çin'in jeopolitik emellerini borç köleliği yaratarak ülkelere dayatma projesi değildir. Bugün, Panama Kanalı küresel ısınmanın neden olduğu kuraklık nedeniyle zaman zaman kullanılamaz hale geliyor, Süveyş Kanalı aylarca mahsur kalan bir gemi nedeniyle bloke oldu ve Husilerin ticaret gemilerine yönelik saldırıları kanalı aksattı. Pandemi, dünyanın ticaret yollarının ve tedarik zincirlerinin son derece kırılgan ve hayati önem taşıdığını gösterdi. Büyük bir felaket durumunda milyonlarca insanı kurtarabilecek bir ilaç, aşı veya maddenin kimseye ulaştırılamadığı bir dünyayı hayal edebiliyor musunuz? Sadece bu nedenle bile, dünya Çin Halk Cumhuriyeti'nin öngörüsünü alkışlamalı ve Kuşak ve Yol Girişimini desteklemelidir.</p>

<p>Sürekli olarak Kuşak ve Yol Girişimi'ni eleştiren ve karalayan Batı bile artık güneşi karalayamaz ve gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurmak zorunda olduğunu çok iyi bildiği için önlemler almaya çalışıyor. Bu nedenle, Eylül 2023'te Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'deki G20 zirvesinde kendi alternatif Kuşak ve Yol projesini duyurmak zorunda kaldı. Ancak herkesin bildiği gibi, büyük güçler asla plansız hareket etmez. Bu nedenle, sorulacak sorular bize yol gösterecektir. Hindistan'ın neden seçildiği, Süveyş Kanalı'nı atlayarak Suudi Arabistan üzerinden geçen güzergahın ve bir zamanlar ölümcül düşmanı olan İsrail'in Hayfa limanına giden güzergahın neden tercih edildiği gibi sorularla devam edeceğiz.</p>

<p><strong>Hasan Çapan - Türkiye Çin Dostluk Vakfı Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/kuresel-evrimde-yeni-yollar-kusak-ve-yol-girisimi-ve-dunyanin-gelecegi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/03/kapak-guncel.webp" type="image/jpeg" length="53752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asya-Pasifik’in Geleceği: Gerginlik Değil, Ortak Kazanç]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/asya-pasifikin-gelecegi-gerginlik-degil-ortak-kazanc-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/asya-pasifikin-gelecegi-gerginlik-degil-ortak-kazanc-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>24.11.2025</strong></p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti’nin son yıllarda kaydettiği istikrarlı ekonomik büyüme ve dünya ticaretindeki payını katlayarak artırması, küresel dengeleri yeniden şekillendirmiştir. Bu yükseliş, bazı Batılı ekonomilerde endişe yaratırken, ne yazık ki Asya-Pasifik bölgesinde de suni korkular üretilmek istenmektedir.</p>

<p>Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin söylemleri, tarihin acı sayfalarını hatırlatan bir yöne evrilmektedir. 1895 yılında Japonya tarafından gerçekleştirilen Tayvan ve çevresindeki adaların işgali hafızalarda tazeyken, bugün Çin’e karşı takındıkları tavır manidardır. Oysa tarih ve hukuk bu konuda nettir: 1971 yılında BM Genel Kurulu’nda kabul edilen 2758 sayılı karar ile Tayvan’ın bağımsız bir statüye sahip olmadığı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olduğu tüm dünya tarafından tescil edilmiştir.</p>

<p>Etnik, kültürel ve tarihsel kökleri bütünüyle Çin medeniyetine ait olan Tayvan’ın, Anavatan ile et ve tırnak gibi olduğunu Japonya’nın artık idrak etmesi gerekmektedir.</p>

<p>Şunu tüm dünya net bir şekilde bilmelidir: Dışarıdan yapılan kışkırtmalarla bir ailenin fertlerini birbirine düşüremezsiniz. Tarih göstermiştir ki, üçüncü tarafların müdahaleleri Çin halkını bölmek yerine ancak daha sıkı kenetlenmelerini sağlar. Tayvan’ın bir sorunu olduğunda çözüm yeri yine Anavatan Çin olacaktır. Boş hamaset ve siyasi retoriklerle Çin’in ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimini engelleme çabaları beyhudedir.</p>

<p>5000 yıllık Çin devlet geleneğine bakıldığında, Çin’in asla emperyalist ve saldırgan bir politika izlemediği görülür. Çin, hiçbir ülkenin doğal kaynakları için işgal ve kıyım yapmamış; bugün dünyanın bazı coğrafyalarında maalesef şahit olduğumuz gibi yaşlıları, kadınları ve çocukları hedef almamıştır. Tam tersine Çin, dış siyasetini "Kazan-Kazan" prensibi üzerine kurarak, işbirliği yaptığı ülkelerin ekonomisini altyapı projeleriyle kalkındırmayı temel bir politika olarak benimsemiştir.</p>

<p>Bu bağlamda Japonya’nın Tayvan ile ilgili son açıklamalarını mesnetsiz ve anlamsız buluyorum. Çin’i Tayvansız, Tayvan’ı Çinsiz düşünmek hayalden öteye geçemez. Tayvan ve Çin tek bir ailedir; aile fertlerinin arasına girilemez.</p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan konusunun kendileri için bir "kırmızı çizgi" olduğunu dünya kamuoyu ile defaatle paylaşmıştır. Bu konu tartışmaya kapalıdır. Türkiye için Kıbrıs meselesi ve KKTC nasıl vazgeçilmez, hayati bir "Milli Dava" ise; Çin Halk Cumhuriyeti için de Tayvan’ın anlamı odur. Baba evladını bırakmaz, Anavatan parçasından vazgeçmez.<br />
<br />
<strong>Hasan ÇAPAN - Türkiye Çin Dostluk Vakfı (TÇDV) Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/asya-pasifikin-gelecegi-gerginlik-degil-ortak-kazanc-1</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/03/kapak-guncel.webp" type="image/jpeg" length="11967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VENEZUELA HUKUKSUZLUĞU VE ÇİN ÜZERİNE ÜRETİLEN YAPAY SENARYOLAR]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/venezuela-hukuksuzlugu-ve-cin-uzerine-uretilen-yapay-senaryolar-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/venezuela-hukuksuzlugu-ve-cin-uzerine-uretilen-yapay-senaryolar-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>07.01.2026</strong></p>

<p>Son günlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun, Amerika Birleşik Devletleri tarafından diplomatik teamüllere ve uluslararası hukukun en temel ilkelerine aykırı bir şekilde alıkonularak yargılanmak üzere ABD’ye götürülmesi, küresel sistemde endişe verici bir eşiğin aşıldığını göstermektedir. Bir devlet başkanının, başka bir devletin kolluk güçleri tarafından “zorla getirilmesi”, egemenlik haklarının açık ihlali olmasının ötesinde, “güçlünün hukukunun” uluslararası normların yerini aldığı tehlikeli bir döneme işaret etmektedir.</p>

<p>Bu hukuksuz eylem üzerinden yapılan analizlerde, ABD’nin bu müdahalesinin bir emsal teşkil edeceği ve büyük güçlerin komşu coğrafyalarda benzer adımlar atacağı öne sürülmektedir. Ne yazık ki, Batı merkezli medya organları ve bazı düşünce kuruluşları, bu kaotik durumu fırsat bilerek okları Çin Halk Cumhuriyeti’ne çevirmekte ve tamamen ilgisiz bir bağlam olan Tayvan meselesini gündeme getirmektedir. “ABD Venezuela’ya müdahale etti, Çin de buna karşılık Tayvan’ı işgal edecek” şeklindeki akıldışı ve hiçbir jeopolitik temele dayanmayan iddialar, kamuoyunu manipüle etmeye yöneliktir.</p>

<p>Bu noktada iki temel gerçeğin altını çizmek elzemdir:</p>

<p>Birincisi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin dış politika doktrini, “Barışçıl Birlikte Yaşama” ilkeleri üzerine kuruludur. Çin Halk Cumhuriyeti, tarihinin hiçbir döneminde doğal kaynak sömürüsü veya rejim değişikliği amacıyla başka ülkelere askeri müdahalede bulunmamış, yıkıcı bir emperyal ajanda izlememiştir. Çin’in yükselişi askeri işgallerle değil, ticaret, teknoloji ve karşılıklı kalkınma projeleriyle gerçekleşmektedir. Dolayısıyla Çin’i, Batı’nın müdahaleci alışkanlıklarıyla kıyaslamak tarihsel ve politik bir hatadır.</p>

<p>İkincisi ve en önemlisi, Tayvan konusu, Venezuela örneğindeki gibi iki egemen devlet arasındaki bir çatışma değil, Çin’in bir iç meselesidir. Tarihi, kültürü, etnik yapısı ve uluslararası hukukun kabul ettiği “Tek Çin” ilkesi gereği Tayvan, Çin’in ayrılmaz bir parçasıdır. Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan ile barışçıl yeniden birleşmeyi temel hedef olarak koymuşken, bu süreci bir “işgal” veya “istila” gibi lanse etmek, meseleyi bağlamından koparmaktır. Yabancı güçlerin bu iç meseleye müdahil olma çabası ne kadar yanlışsa, Venezuela’da yaşanan hukuksuzluğu Tayvan ile ilişkilendirmek de o derece art niyetlidir.</p>

<p>ABD’nin, başka ülkelerin egemenliğini hiçe sayan eylemlerini meşrulaştırmak veya hedef saptırmak adına Çin üzerinden ürettiği bu senaryolara itibar edilmemelidir. Türkiye olarak bizler; egemenliğe saygı, iç işlerine karışmama ve karşılıklı fayda prensipleri çerçevesinde Çin ile ilişkilerimizi derinleştirmeye devam etmeliyiz. Bölgemizi ve dünyayı kaosa sürüklemek isteyenlere, uluslararası hukuku ve diplomasiyi savunarak cevap vermek en doğru tavır olacaktır.</p>

<p><strong>Hasan ÇAPAN, TÇDV Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/venezuela-hukuksuzlugu-ve-cin-uzerine-uretilen-yapay-senaryolar-1</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/03/kapak-guncel.webp" type="image/jpeg" length="73510"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
