<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Türkiye Çin Dostluk Vakfı</title>
    <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr</link>
    <description>Türkiye Çin Dostluk Vakfı: Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik, ticari, sosyal, kültürel ve diplomatik işbirliğinin karşılıklı fayda ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin derinleştirilmesi için çalışıyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/rss/basin-duyurulari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 16:35:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/rss/basin-duyurulari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel Evrimde Yeni Yollar: Kuşak ve Yol Girişimi ve Dünyanın Geleceği]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/kuresel-evrimde-yeni-yollar-kusak-ve-yol-girisimi-ve-dunyanin-gelecegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/kuresel-evrimde-yeni-yollar-kusak-ve-yol-girisimi-ve-dunyanin-gelecegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde açıkça ortaya çıkan şey, dünyanın çok daha öngörülemez ve büyük değişimlerle dolu bir dönemden geçtiğidir. Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra tek kutuplu hale gelen dünya politikası, 11 Eylül olaylarıyla başlayarak, durgun, verimsiz ve içsel olarak borçlu hale gelen Amerika Birleşik Devletleri'ni dışa karşı saldırgan olmaya ve Orta Doğu bataklığında maceralara atılmaya yöneltti. Dolayısıyla, inşa etmek için önce yıkmak gerekiyordu. ABD, Irak'taki birinci ve ikinci operasyonlarla ve ardından Afganistan'la mücadele ederken, Rusya Avrupa'ya yaklaştı ve özellikle enerji olmak üzere Avrupa'nın en büyük kaynak tedarikçisi oldu. Bu arada, Doğu Asya'da Çin Halk Cumhuriyeti küllerinden doğma fırsatını yakaladı ve altyapısı, ekonomisi, teknolojisi ve dünya görüşüyle ​​Batı modeline hızla alternatif oldu.</p>

<p>Dünya artık tek kutuplu değil, ama tam olarak çok kutuplu da değil. Uzun zamandır dünya tarihinde baskın model olan Yunan ve Roma dünya düzeni modeli veya ABD'nin dediği gibi kurallara dayalı dünya düzeni, yıpranmış, modası geçmiş ve zamanın gerisinde kalmıştır. Peki bu kurallar nelerdir, kim koyuyor ve nasıl? Kimse bilmiyor. Batı ülkeleri yeni sömürgeci düzenlerini yaymaya çalışırken, Başkan Xi Jinping liderliğindeki Çin Halk Cumhuriyeti, gelişmekte olan ülkeleri yönetmeye ve Çin'in üretim yoluyla elde ettiği büyük refahı gelişmekte olan ülkelerle yatırım olarak paylaşmaya başladı. Ancak tıpkı yol olmayan yerde arabanın gidemeyeceği gibi, refahı artırmak için altyapı gereklidir. Refahı genişletmek ve yaymak için gereken altyapı ise Kuşak ve Yol Girişimi'dir.</p>

<p>Birçok propagandacı eleştirmenin iddia ettiğinin aksine, Kuşak ve Yol Girişimi kötü niyetli bir komplo veya Çin'in jeopolitik emellerini borç köleliği yaratarak ülkelere dayatma projesi değildir. Bugün, Panama Kanalı küresel ısınmanın neden olduğu kuraklık nedeniyle zaman zaman kullanılamaz hale geliyor, Süveyş Kanalı aylarca mahsur kalan bir gemi nedeniyle bloke oldu ve Husilerin ticaret gemilerine yönelik saldırıları kanalı aksattı. Pandemi, dünyanın ticaret yollarının ve tedarik zincirlerinin son derece kırılgan ve hayati önem taşıdığını gösterdi. Büyük bir felaket durumunda milyonlarca insanı kurtarabilecek bir ilaç, aşı veya maddenin kimseye ulaştırılamadığı bir dünyayı hayal edebiliyor musunuz? Sadece bu nedenle bile, dünya Çin Halk Cumhuriyeti'nin öngörüsünü alkışlamalı ve Kuşak ve Yol Girişimini desteklemelidir.</p>

<p>Sürekli olarak Kuşak ve Yol Girişimi'ni eleştiren ve karalayan Batı bile artık güneşi karalayamaz ve gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurmak zorunda olduğunu çok iyi bildiği için önlemler almaya çalışıyor. Bu nedenle, Eylül 2023'te Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'deki G20 zirvesinde kendi alternatif Kuşak ve Yol projesini duyurmak zorunda kaldı. Ancak herkesin bildiği gibi, büyük güçler asla plansız hareket etmez. Bu nedenle, sorulacak sorular bize yol gösterecektir. Hindistan'ın neden seçildiği, Süveyş Kanalı'nı atlayarak Suudi Arabistan üzerinden geçen güzergahın ve bir zamanlar ölümcül düşmanı olan İsrail'in Hayfa limanına giden güzergahın neden tercih edildiği gibi sorularla devam edeceğiz.</p>

<p><strong>Hasan Çapan - Türkiye Çin Dostluk Vakfı Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/kuresel-evrimde-yeni-yollar-kusak-ve-yol-girisimi-ve-dunyanin-gelecegi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/03/kapak-guncel.webp" type="image/jpeg" length="86262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asya-Pasifik’in Geleceği: Gerginlik Değil, Ortak Kazanç]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/asya-pasifikin-gelecegi-gerginlik-degil-ortak-kazanc-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/asya-pasifikin-gelecegi-gerginlik-degil-ortak-kazanc-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>24.11.2025</strong></p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti’nin son yıllarda kaydettiği istikrarlı ekonomik büyüme ve dünya ticaretindeki payını katlayarak artırması, küresel dengeleri yeniden şekillendirmiştir. Bu yükseliş, bazı Batılı ekonomilerde endişe yaratırken, ne yazık ki Asya-Pasifik bölgesinde de suni korkular üretilmek istenmektedir.</p>

<p>Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin söylemleri, tarihin acı sayfalarını hatırlatan bir yöne evrilmektedir. 1895 yılında Japonya tarafından gerçekleştirilen Tayvan ve çevresindeki adaların işgali hafızalarda tazeyken, bugün Çin’e karşı takındıkları tavır manidardır. Oysa tarih ve hukuk bu konuda nettir: 1971 yılında BM Genel Kurulu’nda kabul edilen 2758 sayılı karar ile Tayvan’ın bağımsız bir statüye sahip olmadığı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olduğu tüm dünya tarafından tescil edilmiştir.</p>

<p>Etnik, kültürel ve tarihsel kökleri bütünüyle Çin medeniyetine ait olan Tayvan’ın, Anavatan ile et ve tırnak gibi olduğunu Japonya’nın artık idrak etmesi gerekmektedir.</p>

<p>Şunu tüm dünya net bir şekilde bilmelidir: Dışarıdan yapılan kışkırtmalarla bir ailenin fertlerini birbirine düşüremezsiniz. Tarih göstermiştir ki, üçüncü tarafların müdahaleleri Çin halkını bölmek yerine ancak daha sıkı kenetlenmelerini sağlar. Tayvan’ın bir sorunu olduğunda çözüm yeri yine Anavatan Çin olacaktır. Boş hamaset ve siyasi retoriklerle Çin’in ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimini engelleme çabaları beyhudedir.</p>

<p>5000 yıllık Çin devlet geleneğine bakıldığında, Çin’in asla emperyalist ve saldırgan bir politika izlemediği görülür. Çin, hiçbir ülkenin doğal kaynakları için işgal ve kıyım yapmamış; bugün dünyanın bazı coğrafyalarında maalesef şahit olduğumuz gibi yaşlıları, kadınları ve çocukları hedef almamıştır. Tam tersine Çin, dış siyasetini "Kazan-Kazan" prensibi üzerine kurarak, işbirliği yaptığı ülkelerin ekonomisini altyapı projeleriyle kalkındırmayı temel bir politika olarak benimsemiştir.</p>

<p>Bu bağlamda Japonya’nın Tayvan ile ilgili son açıklamalarını mesnetsiz ve anlamsız buluyorum. Çin’i Tayvansız, Tayvan’ı Çinsiz düşünmek hayalden öteye geçemez. Tayvan ve Çin tek bir ailedir; aile fertlerinin arasına girilemez.</p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan konusunun kendileri için bir "kırmızı çizgi" olduğunu dünya kamuoyu ile defaatle paylaşmıştır. Bu konu tartışmaya kapalıdır. Türkiye için Kıbrıs meselesi ve KKTC nasıl vazgeçilmez, hayati bir "Milli Dava" ise; Çin Halk Cumhuriyeti için de Tayvan’ın anlamı odur. Baba evladını bırakmaz, Anavatan parçasından vazgeçmez.<br />
<br />
<strong>Hasan ÇAPAN - Türkiye Çin Dostluk Vakfı (TÇDV) Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/asya-pasifikin-gelecegi-gerginlik-degil-ortak-kazanc-1</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/03/kapak-guncel.webp" type="image/jpeg" length="55586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VENEZUELA HUKUKSUZLUĞU VE ÇİN ÜZERİNE ÜRETİLEN YAPAY SENARYOLAR]]></title>
      <link>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/venezuela-hukuksuzlugu-ve-cin-uzerine-uretilen-yapay-senaryolar-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkcindostlukvakfi.org.tr/venezuela-hukuksuzlugu-ve-cin-uzerine-uretilen-yapay-senaryolar-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>07.01.2026</strong></p>

<p>Son günlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun, Amerika Birleşik Devletleri tarafından diplomatik teamüllere ve uluslararası hukukun en temel ilkelerine aykırı bir şekilde alıkonularak yargılanmak üzere ABD’ye götürülmesi, küresel sistemde endişe verici bir eşiğin aşıldığını göstermektedir. Bir devlet başkanının, başka bir devletin kolluk güçleri tarafından “zorla getirilmesi”, egemenlik haklarının açık ihlali olmasının ötesinde, “güçlünün hukukunun” uluslararası normların yerini aldığı tehlikeli bir döneme işaret etmektedir.</p>

<p>Bu hukuksuz eylem üzerinden yapılan analizlerde, ABD’nin bu müdahalesinin bir emsal teşkil edeceği ve büyük güçlerin komşu coğrafyalarda benzer adımlar atacağı öne sürülmektedir. Ne yazık ki, Batı merkezli medya organları ve bazı düşünce kuruluşları, bu kaotik durumu fırsat bilerek okları Çin Halk Cumhuriyeti’ne çevirmekte ve tamamen ilgisiz bir bağlam olan Tayvan meselesini gündeme getirmektedir. “ABD Venezuela’ya müdahale etti, Çin de buna karşılık Tayvan’ı işgal edecek” şeklindeki akıldışı ve hiçbir jeopolitik temele dayanmayan iddialar, kamuoyunu manipüle etmeye yöneliktir.</p>

<p>Bu noktada iki temel gerçeğin altını çizmek elzemdir:</p>

<p>Birincisi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin dış politika doktrini, “Barışçıl Birlikte Yaşama” ilkeleri üzerine kuruludur. Çin Halk Cumhuriyeti, tarihinin hiçbir döneminde doğal kaynak sömürüsü veya rejim değişikliği amacıyla başka ülkelere askeri müdahalede bulunmamış, yıkıcı bir emperyal ajanda izlememiştir. Çin’in yükselişi askeri işgallerle değil, ticaret, teknoloji ve karşılıklı kalkınma projeleriyle gerçekleşmektedir. Dolayısıyla Çin’i, Batı’nın müdahaleci alışkanlıklarıyla kıyaslamak tarihsel ve politik bir hatadır.</p>

<p>İkincisi ve en önemlisi, Tayvan konusu, Venezuela örneğindeki gibi iki egemen devlet arasındaki bir çatışma değil, Çin’in bir iç meselesidir. Tarihi, kültürü, etnik yapısı ve uluslararası hukukun kabul ettiği “Tek Çin” ilkesi gereği Tayvan, Çin’in ayrılmaz bir parçasıdır. Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan ile barışçıl yeniden birleşmeyi temel hedef olarak koymuşken, bu süreci bir “işgal” veya “istila” gibi lanse etmek, meseleyi bağlamından koparmaktır. Yabancı güçlerin bu iç meseleye müdahil olma çabası ne kadar yanlışsa, Venezuela’da yaşanan hukuksuzluğu Tayvan ile ilişkilendirmek de o derece art niyetlidir.</p>

<p>ABD’nin, başka ülkelerin egemenliğini hiçe sayan eylemlerini meşrulaştırmak veya hedef saptırmak adına Çin üzerinden ürettiği bu senaryolara itibar edilmemelidir. Türkiye olarak bizler; egemenliğe saygı, iç işlerine karışmama ve karşılıklı fayda prensipleri çerçevesinde Çin ile ilişkilerimizi derinleştirmeye devam etmeliyiz. Bölgemizi ve dünyayı kaosa sürüklemek isteyenlere, uluslararası hukuku ve diplomasiyi savunarak cevap vermek en doğru tavır olacaktır.</p>

<p><strong>Hasan ÇAPAN, TÇDV Başkanı</strong></p>]]></content:encoded>
      <category>Basın Duyuruları</category>
      <guid>https://turkcindostlukvakfi.org.tr/venezuela-hukuksuzlugu-ve-cin-uzerine-uretilen-yapay-senaryolar-1</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkcindostlukvakfiorgtr.teimg.com/crop/1280x720/turkcindostlukvakfi-org-tr/uploads/2026/03/kapak-guncel.webp" type="image/jpeg" length="13709"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
