Mustafa Kemal Atatürk'ün en sevdiğim pasajlarından biridir, şimdilerde 'unutturulmak istenen' Kurtuluş Mücadelesini şöyle anlatır:

'Uçurumun kenarında yıkık bir ülke... Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete (toplum), yeni devlet! Ve bunları başarmak için aralıksız devrimler.'

Aralıksız devrimler aslında 100 yıllık Cumhuriyet'imizin de özünü oluşturur ama ne yazık ki bugün memlekette 'tam tersi' yaşanıyor.

Hikayesi çoktan bitmiş ve artık bir akrep gibi ülkeyi zehirleyen bir siyaset sınıfı ne makamı bırakıyor ne gençlerin hayallerini...

Dünya 'Yeni Hayat'a çoktan geçti, toplum 'yepyeni bir sosyoloji' arayışında ama bu ihtiyacı karşılaması beklenen bürokrasi de, siyaset aristokrasisi de tel tel dökülüyor.

Diyeceksiniz ki, 'Özlem Hanım pazar pazar nerden çıktı şimdi bu?'

Çünkü 8 günü Çin'de Uygur Özerk Bölgesi Sincan'da geçirdim.

Bir grup gazeteci, Çin-Türkiye Dostluk Vakfı'nın davetiyle önce başkent Urumçi'ye gittik, sonra ticaret ve kültür merkezi Kaşgar'ı gezdik, ardından yılda 300 milyon turist çeken bölgenin en renkli kenti Yinning'deydik.

Siz bu yazıyı okurken muhtemelen memlekete yeni varmış olacağım.

Ama hala gördüklerimin etkisindeyim.

Pekin’in yeni vitrini: Sincan’da kalkınma hamlesi ve entegrasyon arayışı
Pekin’in yeni vitrini: Sincan’da kalkınma hamlesi ve entegrasyon arayışı
İçeriği Görüntüle

Daha 7 yıl öncesine kadar radikal hareketlerin çok güçlü olduğu, Uygur toplumuna yönelik ciddi iddia ve sıkıntıların konuşulduğu bir bölge, bugün tüm ekonomik verileri ile Türkiye'nin üzerinde.

Sincan 254 akıllı fabrika, 14 ticari denetim bölgesi, Kaşgar da 8 ülke ile aynı anda sınırı olan serbest bölge, 19 gümrük kapısı ve 228 ülkeye ticaret hacmi ile Çin'in ışıldayan yıldızı olmuş.

Onlarca azınlık grubun bir arada yaşadığı ve ürettiği bir vatana dönüşmüş.

Orta sınıf ciddi ivme kazanmış, dolaştığımız her yerde tıpkı bir zamanlar Türkiye'de olduğu gibi aileler araçları ile kamping yapıyor, geziyor, sokaklarda eğleniyordu...

Çin'de kişi başına düşen milli gelir 13 bin dolar ve sadece üretmiyorlar, şu anda dünyanın tahıl ve enerji stokları açısından her türlü küresel şoka en hazır ülkesi durumundalar.

Çölün ortasında kurdukları deniz çiftliklerinde Çin'in tamamına yetecek kadar deniz ürünü yetiştiriyor Sincan.

Herkesin elinde kendi üretimleri olan cep telefonu, kredi kartı filan yok, ya AliPay ya da WeChat'le dilediğiniz her alışverişi yapabilirsiniz, buna seyyar pazardan alacağınız 2 yuanlık muz da dahil.

Açıkçası bir Çin'e baktım, biz de bizim hep 'yeniden yeniden' gelen ve hiç de 'yeni' olmayan eski siyasilerimize...

Yeni Parti bir çare olur mu acaba?

Yoksa orası da 'eski kafalarla' dolup bir kez daha 'yeni çağı ve yeni düzeni' kaçırmamıza mı yol açacak?