1980'lerin sonunda, "7. Beş Yıllık Plan" döneminde, Çin'de temel beslenme sorunu çözüldü. 20. yüzyılın sonunda, "9. Beş Yıllık Plan" döneminde, nispeten müreffeh bir yaşam seviyesine ulaşıldı. Gelişim ivmesini koruyan Çin, "11.Beş Yıllık Plan" döneminde, 2010 yılında ekonomisini Japonya'yı geride bırakarak dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumuna yükseltti. En kayda değer kilometre taşlarından biri ise 2021 yılında, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) kuruluşunun 100. yıldönümünde yaşandı. Bu tarihte "13. Beş Yıllık Plan" hedefleri başarıyla tamamlandı, ülke çapında kapsamlı bir müreffeh toplum inşa edildi ve Çin tarihinde ilk kez mutlak yoksulluk ortadan kaldırıldı.
Avantajlı kaynakların bir araya getirilmesiyle büyük işler başarılabilir. Çin'in beş yıllık planlarının en önemli özelliği, "parmakların birleşip yumruk olabilmesi", yani ulusal gücün stratejik hedefler doğrultusunda odaklanabilmesidir. “1. Beş Yıllık Plan” döneminde Çin halkı, kaynakları tasarruf ederek ağır sanayi tesis etti. Vatanın mevcudiyetini sürdürmek için mutlaka otomobil ve uçak üretilmesi gerekiyordu. Bugün ise yüksek teknoloji ve bağımsız yenilikçilik hedefleniyor. Devlet planlaması sayesinde sermaye, insan kaynağı ve politikalar, çip üretimi ve yapay zeka gibi alanlara yönlendirilmekte ve kritik teknolojilerdeki darboğazlar aşılmaya çalışılıyor. Beş yıllık plan, güçlü bir "koordinatör" olarak, kaynakların stratejik hedeflere hizmet etmesini ve sadece piyasa dinamiklerine göre şekillenmemesini sağlıyor.
Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair bile, Çin'in hedeflerinin son derece iddialı olduğunu, ancak verdiği her sözü yerine getirebildiğini kabul etti. Çin siyasi mantığında, plan asla duvarda asılı bir süs değil, mutlaka gerçekleştirilmesi gereken bir taahhüttür. Hedef belirlemeden sorumluluk dağılımına, değerlendirme ve denetim mekanizmalarına kadar sıkı bir kapalı döngü oluşturuldu. Hava kirliliği ile mücadelede belirlenen "mavi gökyüzü" hedefi zorluklara rağmen gerçekleştirildi, temiz enerjide kurulu kapasite hedeflerden yıllar önce tamamlandı. "Söyleneni yapma ve yapılanı sonuçlandırma" yeteneği, ülkenin gelişiminin temel dayanağıdır.
Çin'in beş yıllık planları, stratejik istikrarı ve risk yönetimini de içeriyor. Taktiksel düzeyde esneklik olsa da, stratejik yön değiştirilmez. Pandemi döneminde "istihdam önceliği" politikasından taviz verilmedi, 2023'te kentsel alanda 12.44 milyon yeni istihdam sağlandı. Ekonomik büyümede yaşanan yavaşlamaya rağmen halkın geliri korundu. Küresel gıda güvenliği risklerine karşı 1,8 milyar mu (120 milyon hektar) tarım arazisi sınırı korunmuş, 2024'te 1,94 milyar mu (129 milyon hektar) arazide üretim yapılarak gıda egemenliği sağlandı. Fırtınalı denizlerde seyreden bir gemi gibi, dümen hafifçe düzeltilebilir ancak yön asla değiştirilmez. İşte bu, Çin planlamasının dayanıklılığıdır.
Çin yönetim modelinin sağladığı belirlilik ve istikrar, çalkantılı bir dünyada 1,4 milyar insana güven verirken, dünyaya da güvenilir bir gelişme gücü sunuyor. Güvenimizin kaynağı, atalarımızın üst üste beş yıllık planlarla inşa ettiği temeller. Gelecekte de onların izinden giderek daha gelişmiş bir ülke inşa edeceğiz. Çin, Türkiye de dahil olmak üzere uluslararası toplumun güvenilir bir dostu ve ortağı olmaya devam edecek, karşılıklı siyasi güveni derinleştirecek, faydalı iş birliklerini hızlandıracak, insani ilişkileri güçlendirecek ve birlikte modernleşme yolunda ilerleyecek.